Vakı'a suresi (Arapça: سورة الواقعة) Kur'an-ı Kerim'in 56. suresi.
Mekke'de nazil olmuştur. Sure 96 ayetten oluşur. Sure ismini ilk ayetinde geçen ve kıyamet anlamına gelen vakı'a kelimesinden alır.
Vakı'a Suresi'nde kıyamet günü olaylarından, cennete gideceklerden, cennetin nimetlerinden ve bu nimetlerin bitip eksilmeyeceğinden, cehenneme gideceklerin durumundan bahsedilir.
Hadis'te buyuruldu ki
29 Şubat 2012 Çarşamba
17 Şubat 2012 Cuma
Nafile Namazlar
Nafile Namazlar
Beş vakitte kılınan, namazların sünnetlerinden başka birtakım nafile namazlar daha vardır ki, bunlara Tatavvu (Nafile) namazı denir. Bunlar müstahab ve mendub namazlardır. Bunlar, Yüce Allah'a manevî yönden yakınlığa sebeb olurlar. Her birini kendine has birtakım fazilet ve sevabları vardır. Nafile namazların başlıcaları şunlardır:
1) Tahiyyetü'l-Mescid: Bu, bir
15 Şubat 2012 Çarşamba
Tahiyyetü'l-Mescid
Tahiyyetü'l-Mescid: Bu, bir müstahab namazdır. Şöyle ki: Bir mescide sadece ziyaret için veya öğretmek ve öğrenmek gibi bir maksad için giren kimse, orada nafile olarak iki rekât namaz kılar. Bir mescide bir günde birkaç defa bu şekilde girilse, bir defasında böyle namaz kılınması yeterlidir. Bununla, Allah'a ibadet edilen bir yere gereken saygı yerine getirilmiş olur.
Tahiyyetü'l-Mescid
Tahiyyetü'l-Mescid
Tesbih Namazı
Tesbih Namazı: Bu namaz, her rekâtinde yetmiş beş defa "Sübhanallahi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber" diye tekbir alınan dört rekâtlı bir namazdır.
Allah rızası için nafile namaza niyet ederek "Allahü Ekber" diye namaza başlanır.
Sübhaneke'den sonra on beş kere "Sübhanallahi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber" okunur.
Sonra Eûzü Besmele çekilerek Fatiha ile
Allah rızası için nafile namaza niyet ederek "Allahü Ekber" diye namaza başlanır.
Sübhaneke'den sonra on beş kere "Sübhanallahi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber" okunur.
Sonra Eûzü Besmele çekilerek Fatiha ile
İstihare Namazı
İstihare Namazı: İnsan kendi hakkında bir şeyin hayırlı olup olmadığına dair bir işarete kavuşmak isterse, yatacağı zaman iki rekât namaz kılar. Birinci rekâtta "Kâfirûn" sûresini, ikinci rekâtta da "İhlâs" sûresini okur. Namaz sonunda da istihare duasını okur. Sonra da abdestli olarak kıbleye yönelip yatar. Rüyada beyaz ve yeşil görülmesi hayra işarettir. Siyah veya kırmızı görülmesi de şerre (
Hacet Namazı
Hacet Namazı: Âhirete veya dünyaya ait bir dileği bulunan kimse, güzelce abdest alır ve bir rivayete göre dört, diğer bir rivayete göre on iki rekât namazı yatsıdan sonra kılar. Sonra Yüce Allah'a hamd eder, Peygamber Efendimize de salât ve selâmda bulunur. Ondan sonra hacet duasını okuyup o işin olmasını Yüce Allah'dan diler.
Hacet namazının birinci rekâtında Fatiha sûresinden sonra üç defa
Hacet namazının birinci rekâtında Fatiha sûresinden sonra üç defa
Tevbe Namazı
Tevbe Namazı: Bir müslüman insanlık gereği bir günah işlerse, hemen bundan pişman olup tevbe etmesi lâzım gelir. İşte böyle bir kimsenin işlediği günahdan tevbe için güzelce abdest aldıktan sonra kırsal bir yere çıkıp iki rekât namaz kılması ve o günahdan dolayı Allah'dan mağfiret dilemesi mendubdur.
Böyle günah işleyip de sonra kalbinde pişmanlık duygusu beliren kimse, bu günahı bir daha
Böyle günah işleyip de sonra kalbinde pişmanlık duygusu beliren kimse, bu günahı bir daha
8 Şubat 2012 Çarşamba
Abdest veya gusülden sonra namaz
Abdest veya gusülden sonra namaz: Şöyle ki: Abdest veya gusül alındıktan sonra vakit varsa, daha yaşlık kuruyacak kadar bir zaman geçmeden iki rekât namaz kılınması mendubdur. Bu, abdest veya gusül nimetine kavuşmanın bir şükür ifadesidir.
Böyle bir temizliğe kavuşmak için manen temiz bir inanca, maddeten de temiz bir suya sahib olmak, hem de özürlerden beri bulunmak ve beden sağlığına kavuşmuş
Duhâ (Kuşluk) Namazı
Duhâ (Kuşluk) Namazı: Şöyle ki: Güneş doğup bir mikdar yükseldikten sonra, istiva zamanına kadar iki, dört, sekiz veya on iki rekât namaz kılınır ki, bu mendubdur. Bu, Peygamber Efendimizin mübarek işi ile sabittir. Bunun sekiz rekât kılınması daha faziletlidir. Bunun en iyi vakti, gündüzün dörtte biri geçtikten sonradır.
Teheccüd Namazı - Gece Namazı
Teheccüd Namazı: Yatsı namazından sonra daha uyumadan veya bir mikdar uyuduktan sonra kılınacak nafile namaza Salât-ı Leyl (Gece Namazı) denir. Bunun sevabı pek çoktur. Bir mikdar uyuduktan sonra kalkılıp kılınırsa, "Teheccüd" adını alır. Peygamber Efendimiz teheccüd namazına devam ederlerdi. Bu gece namazı iki rekâttan sekiz rekâta kadardır. Her iki rekâtta bir selâm verilmesi daha
6 Şubat 2012 Pazartesi
Kabe İmamı Mahir Mu'aykili nin Son Kayıtları
Bismillâh, elhamdulillâh, ve's-Salâtu ve's-Selâmu 'alâ Rasûlillâh
16 Rabiussani - 7 Mart Çarşamba Kâbe-i Beytullâh Akşam Namazı
Şeyh İmam Mahir el-Mu'aykili
Zariyat Suresi (47-60. ayetler)
Mp3 Olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
Video olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
13 Rabiussani - 5 Mart Pazartesi Kâbe-i Beytullâh Akşam Namazı
Şeyh İmam Mahir el-Mu'aykili
Mu'min Suresi (10-20. ayetler)
Mp3 Olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
Video olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
12 Rabiussani - 4 Mart Pazar Kâbe-i Beytullâh Akşam Namazı
Şeyh İmam Mahir el-Mu'aykili
Hakkah Suresi (13-37. ayetler)
Mp3 Olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
Video olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
11 Rabiussani - 3 Mart Cumartesi Kâbe-i Beytullâh Akşam Namazı
Şeyh İmam Mahir el-Mu'aykili
Âli İmran Suresi (20-30. ayetler)
Mp3 Olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
Video olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
10 Rabiussani - 2 Mart Cuma Kâbe-i Beytullâh Akşam Namazı
Şeyh İmam Mahir el-Mu'aykili
Mp3 Olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
Video olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
9 Rabiussani - 1 Mart Perşembe Kâbe-i Beytullâh Akşam Namazı
Şeyh İmam Mahir el-Mu'aykili
Zuhruf Suresi (78-89. ayetler)
Mp3 Olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
Video olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
8 Rabiussani - 29 Şubat Çarşamba Kâbe-i Beytullâh Akşam Namazı
Şeyh İmam Mahir el-Mu'aykili
Zuhruf Suresi (78-89. ayetler)
Mp3 Olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
Video olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
20 Safer 1433 - 13 Ocak 2012 Kâbe-i Beytullâh Akşam Namazı
Şeyh İmam Mahir el-Mu'aykili
Mu'min Suresi 59-65. Ayetler
Mp3 Olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
Video olarak Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayın.
5 Şubat 2012 Pazar
Asr Sûresinin Tefsîri - Hüseyin Cinisli
Bismillâh, Elhamdulillâh, ve's-Salâtu ve's-Selâmu 'alâ Rasûlillâh
Hüseyin Cinisli Hocamızın yaptığı Asr Suresinin tefsirlerini aşağıdaki linklerden edinebilirsiniz.
Fatihâ Suresinin Tefsiri - Hüseyin Cinisli
Bismillâh, Elhamdulillâh, ve's-Salâtu ve's-Selâmu 'alâ Rasûlillâh
Hüseyin Cinisli Hocamızın yaptığı Fatiha Suresinin tefsirlerini aşağıdaki linklerden edinebilirsiniz.
3 Şubat 2012 Cuma
Kabirler, Türbeler, Bidatler - Hanefi Alimlerinden Ahmed er-Rumi
Bismillâh, Elhamdulillâh, ve's-Salâtu ve's-Selâmu 'alâ Rasûlillâh
AKÂİD RİSALELERİ KABİRLER BİD’ATLER VE ÖLÜMÜ HATIRLAMA
Te’lif: Ahmed er-Rûmî el-Hanefî
Tahkik ve Ta’lik: Prof. Dr. Muhammed el-Humeyyis
Çeviri: M. Beşir Eryarsoy
Yazar, memleketimizin Osmanlı dönemi ilim adamlarından olan Manisa/Akhisar’lı Molla Ahmed b. Muhammed efendi’dir. İmam Bağavî’nin Misbâhu’s-Sunne isimli eserinden seçtiği 100 adet hadisi müstakil olarak şerh etmiş ve kitabına Mecâlisu’l-Ebrâr ve Mesâliku’l-Ahyâr adını vermiştir. Hanefî mezhebinin ilim adamlarının bu eserden övgü ile söz etmeleri sebebiyle değerli araştırmacı Prof. Dr. Muhammed el-Humeyyis bu kitaptan seçtiği dört risaleyi küçük bir kitapçık olarak neşretmiştir. Kabirlerin yanlarında namaz kılmanın yasaklanması, bid’atlerin sapkınlık oluşu ve bid’atlerden uzak durmanın gereği, kabir ziyaretinde caiz olan tutum ile haram olan şeylerin açıklanması gibi bir çok konuya açıklık getiren kitap ölümü hatırlatıcı güzel öğütler ile bitmektedir.
Bilgisayarınıza İndirmek İçin Farenizi Burada Tutun Sağ Tuşuna Basın ve "Hedefi Farklı Kaydet" Seçeneğine Tıklayın.
Okumak İçin Tıklayın
1 Şubat 2012 Çarşamba
Namazlarımızda Yaptığımız Büyük Bir Hata (Tadili Erkan Nedir ?)
Bismillâhirrahmânirrahîm
"İşte (böyle) namaz kılanların vay haline ki, onlar namazlarından gaflet içindedirler." (Mâ'ûn Suresi, 4 ve 5. Ayetlerin meali. Konuyla ilgisi için bknz. El-Câmi'u li-Ahkâmil Kur'ân ve İbn-i Kesir Tefsiri)
Ey değerli Müslüman kardeşim! Allâh-u te'âlâ hepimizi namazı ikâme edenlerden eylesin. Şüphesiz ki ikâme etmekle emrolunduğumuz namazların geçerli olması için gereken bazı kurallar vardır. Bunlardan en önemlilerinden birisi de her rüknü, hakkını vererek yapmak anlamına gelen "Ta'dîli Erkân" dır.
Ebû Hanîfe (rahimehullâh)' ın müçtehit talebesi İmam Ebû Yûsuf (rahimehullâh)' a göre bu farzdır. Terk edilmesi halinde namazın yeniden kılınması gerekir. (Ömer Nasûhi Bilmen-Büyük İslam İlmihali, Tadil-i Erkan Bölümü No:135 )
Hanefi alimlerinden biri olan İbn-i Abidin' in Redu'l-Muhtar adlı eserinde şöyle yazmaktadır: " Ebû Hanîfe (rahimehullah) ve (öğrencisi imam) Muhammed' e göre bu vâciptir. Bunları veya bir kısmını yanılarak terk eden kimsenin sehiv secdesi (yanılma secdesi) yapması gerekir. Eğer kasten terk ederse çok ağır bir mekruhluk işlemiş olur ve bu da namazı yeniden kılmasını gerektirir." (İbn Abidin, Reddu'l-muhtar,I, 384 (Tehanevi-İ'lâus-sunen (Hadislerle Hanefi Fıkhı),c.2,s.312))
Ebû Hanife (rahimehullâh)' ın müçtehit talebesi İmam Muhammed (rahimehullâh)'a ta'dîli erkânın terk edilmesinin hükmü sorulunca "Ben böyle bir kimsenin namazının caiz olmayacağından korkarım" demiştir. (Tehanevi-İ'lâus-sunen (Hadislerle Hanefi Fıkhı),c.2,s.312)
Ta'dîli Erkân Nedir ? Nasıl Yapılır ?
Ta'dîli erkân; rukû, secde, rukûdan sonra doğrulma ve iki secde arasında oturma gibi her rüknu hakkıyla yerine getirmek ve bu hallerde vücûdu, bir süre hareketsiz bırakmaktır. Örneğin, rukûdan "semi'allâhulimenhamideh" diyerek doğrulduğunda bedenin tam dik hale gelmesi ve o halde sukûnete erene kadar durması gerekir. Yani sadece vücûdun dik hâle gelmesi yeterli değildir, aynı zamanda dik hale geldikten sonra bir süre hareketsiz beklenmesi gerekmektedir. Yine ilk secdeden "Allâhuekber" deyip sırtı doğrulttuktan sonra ikinci secdeye gitmeden önce bir süre oturur halde beklemek gerekir. Ömer Nasûhi Bİlmen ilmihalinde, bu bekleyişlerin süresinin, vücûdu doğrultup tamamen hareketsiz kaldıktan sonra "Subhânallâhi'l-'Azîm" deme süresi kadar olduğu söylenmiştir. (Not: Bu bekleyişlerde "Subhânallâhi'l-'Azîm" denilmeyecektir. Geniş bilgi için bknz; Ömer Nasûhi Bilmen-Büyük İslam İlmihali, Tadil-i Erkan Bölümü No:135, Tehanevi-İ'lâus-sunen (Hadislerle Hanefi Fıkhı),c.2 ilgili bölümler. )
Bu bekleniş anlarında hangi zikirler/dualar yapılır ?
Rukûdan doğrulduğunda "Allâhumme Rabbenâ ve lekel-hamd" (Manası: Ey Allâh'ım, ey Rabbimiz, sana hamd olsun.) veya "Rabbenâ lekel hamd" denir. Bundan sonra şu da eklenebilir; "hamden, kesîran, tayyiben, mubâraken fîhi." (Manası: Çok, temiz, mubarek bir hamd ile sana hamdolsun. ) (Kutub-i Sitte; Buhari, Sıfatu's-Salat, 45; Malik (1/211) Ebu Davud (770); Nesâi (1061); Tirmizi (404) )
İki secde arasında ise iki/üç defa "Rabbiğfirlî" (Manası:Rabbim, beni bağışla) denir. Şu da eklenebilir; "Allâhummağfirlî, verhamnî, ve 'âfinî, vehdinî, verzuknî" (Manası:Allâh' ım, beni bağışla, bana merhamet eyle, bana afiyet ver, bana doğru yolu göster ve beni rızıklandır.) ( Tehanevi-İ'lâus-sunen (Hadislerle Hanefi Fıkhı),c.2,s.314-315-354-355; Kutub-i Sitte, Nesâi, "Salât", 25; İbn-i Mâce, "Salât", 23; Ebu Dâvud, "Salât" 140; Tirmizi, "Salât", 95 )
Rasûlullâh ('aleyhissalâtu ve's-Selâm), rukudan doğrulduktan sonra secdeye gitmeden -yukarıda bahsettiğimiz gibi duaları yaparken- o kadar beklerdi ki, sahabe efendilerimiz, Rasûlullâh ('aleyhissalâtu vesselâm)'ın secdeye gitmeyi unuttuğunu zannederlerdi. Yine iki secde arasındaki oturuşundan dolayı diğer secdeyi unuttuğunu zannederlerdi. (Buhârî, Sıfatü's-salat 46, 59 (69, 88), c.2, s.795, 811; Müslim, Salat 195 (472), c.3, s.1447. )
Sahih bir hadîs-i şerifte Rasûlullâh ('aleyhissalâtu ve's-Selâm) namazını ta'dîl-i erkansız kılan birisine "dön ve namazını tekrar kıl, çünkü sen namazı kılmadın" buyurmuştur. (Kutub-i Sitte; Buhari (766), Muslim (397/4546), İbn-i Mâce (1060), Tirmizi (303) ...)
Rasûlullâh ('aleyhissalâtu ve's-Selâm), rükûda avuçlarını diz kapaklarının üzerine koyar, parmaklarını açar, dirseklerini de yanlarından uzak tutardı. Sırtını düz tutardı, başını iyice yere doğru eğmez, yukarı da kaldırmazdı, ikisinin ortasında bir durumda tutardı. Vücûdu sükûnete erene kadar beklerdi. (bknz; Tehanevi-İ'lâus-sunen (Hadislerle Hanefi Fıkhı),c.2,s.302,303,304; Kutûb-i Sitte; Buhari, 59,95, Sıfatu's-Salat(39); Muslim,498; Ebu Dâvud, 809; Tirmizi,259)
Rasûlullâh ('aleyhissalâtu vesselâm), secdede avuçları üzerine dayanır, parmaklarını birleştirir, onları kıbleye doğru çevirirdi. Ayaklarının ön tarafını ve ayak parmaklarını kıbleye doğru çeviriri, topuklarını birleştirir ve ayaklarını dik tutardı. Vücûdu sükûnete erene kadar beklerdi. Secdede kollarını yere yayıp yapıştırmaz, aksine onları yerden kaldırırdı. Kollarını açar ve yanlarından uzak tutardı. Şöyle buyururdu; "Hiçbiriniz kollarını, köpeğin yere yayması gibi yere yaymasın." (bknz;Tehanevi-İ'lâus-sunen (Hadislerle Hanefi Fıkhı),c.2,s.318,319...; Buhari, Sıfatu's-Salat(49,50,60,64); Muslim, Salât (233,234); Ibn Huzeyme, Beyhaki, İbn Ebu Şeybe, Tahâvi, Hafız Zehebi)
(Not: Bu konunun tüm detaylarıyla öğrenilmesi için mûteber fıkıh kitaplarına mürâcaat edilmelidir. Bu yazı özettir. Herşeyin en doğrusunu Allâh-u 'azze ve celle bilir. Vel hamdu lillâhi rabbil 'âlemîn. )
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



