27 Kasım 2008 Perşembe

Hakaret Ve Acizlik

Hakaret Ve AcizlikEğer bir kişi size hakaret ediyorsa o kişi size karşı acizdir.Çünkü artık size sözle ya da başka bir itamla kendini savunamıyordur yapacağı tek bir şey kalmıştır size hakaret ederek kendini haklı duruma getirmek ya da sizin sözleriniz ya da şekil hatta geçmişte yapmış oldunuz hataları size karşı kullanarak alay etmeyi tercih edebilir hatta daha ileri giderek sizinle kavga etmeyi

26 Haziran 2008 Perşembe

Cuma Duası


Lailahe illallah Cuma’nın sebebiyle, Muhammedün Resullullah gerek yüzün gölgesiyle dünya ve ahiret muradımı ver.

Melekler duasıyla, Ya vedüdüm, entel maksudum, Kulhüvellahü ehad, bin bir kere ya samed, cennet kapılarını aç, benim günahımdan geç.

Benim günahım varsada senin gibi halikim var. Muhammed Aleyhisselam dostum var.


İlahi kabre vardığım gece lütfeyle, yalnız kaldığım gece bilmediğimi

19 Haziran 2008 Perşembe

Yemek Duâsı

Yemek Duâsı

Bizler sofraya oturunca, önce: "Bismillâhirrahmânirrahîm" der, sonra elimizi uzatırız. Şayet Besmele'yi baştan unutacak olursak, hatırımıza geldiği yerde, "Bismilâhi fî evvelihî ve âhîrihî" deriz. Yemeğe böyle zikirle başlayan mü'min, fikirle devam eder, hamd'le de bitirerek Peygamberimizin şu hamd duâsını da sonunda aynen okur:




"Elhamdü lillâhillezî et'amenâ ve sekânâ ve cealenâ

Yatarken Okunacak Dua

Hz. Peygamber (a.s.v.) geceleyin yatmak üzere yatağına girdiği zaman, sağ elini sağ yanağının altına kordu. Ve şu duâyı okurdu:


"Bismikellâhümme ehyâ ve emûtü."

"Allah'ım! Senin isminle diriliyor, senin isminle ölüyorum."




YATARKEN DİĞER BİR DUÂ

Nebiyy-i Ekrem Efendimiz yatağına girince sağına yatar,sağ elinin içini sağ yanağına getirir, böylece Allah'a teslim olma duâsını okurdu. Bu duâ

5 Haziran 2008 Perşembe

Kadınlarla İlgili Hadisler

***Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allaha ve ahiret gününe inanan bir kadına, bir gece ve gündüz devam edecek bir mesafeye, yanında bir mahremi olmadıkça gitmesi helâl değildir."Buhârî, Taksîru's-Salât 4; Müslim, Hacc 419, 422, (1339); Muvatta, İsti'zân 37, (2, 979); Ebü Dâvud, Menâsik 2, (1723-1725); Tirmizî, Radâ 15, (1170).


***Ebu

25 Mayıs 2008 Pazar

Devamlı Oruç

Ashabın büyüklerinden Amr ibni As radıyallahu anh'ın oğlu Abdullah radıyallahu anh, muttaki ve âlim bir kişiydi, Resulûllah aleyhisselâmın vahiy katipliğini yapar, duyduğu hadisleri de yazardı. Kendisini çok fazla bir şekilde de ibadete vermiş; her gününü oruçlu, her gecesini de ibadetle geçirmeyi âdet edinmişti. Bir gün babası Amr ibni As radıyallahu anh, onlara gelince, oğlunun ailesine:


24 Mayıs 2008 Cumartesi

Fakirin Kefareti

Ebû Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor:

Bir adam Peygamber aleyhisselâmın huzuruna gelerek şöyle dedi

— Helak oldum, Ey Allah'ın Resulü! Peygamber aleyhisselâm:

— Seni ne helak etti? diye sordular. Adam:

— Ramazanda hanımıma yaklaştım, dedi. Peygamber aleyhisselâm:


— Azad edilecek kölen var mı? diye sordular. Adam, hayır cevabını verince:

— Aralıksız iki ay oruç tutabilir misin? dedi.

Adam

Orucun Fazileti

Muaz bin Cebel radıyallahü anh şöyle rivayet ediyor:

Peygamber aleyhisselâm ile bir seferde beraber bulunuyordum. Bugün sabahleyin onun yanında idim ve beraber yürüyorduk. Kendisine dedim ki:

— Ey Allah'ın Resulü, bana, cehennemden uzaklaştıran ve cennete koyan bir iş haber ver.



Allah'ın Peygamberi buyurdular ki:

— Bana büyük bir şeyden sordun. Ancak Allah'ın kolaylaştırdığı kimseye o,

Borçlunun Namazı

Câbir radıyallahü anh şöyle anlatır.:

Üzerinde borç bulunduğu halde ölen kimsenin, Allah'ın Resulü cenaze namazını kılmazdı da, bir cenaze getirilince, «Ölen kişinin borcu var mı?» diye sordu.

— Evet, iki dinar borcu var, dediler de, Peygamber aleyhisselâm:



— Arkadaşınızın cenaze namazını kılın! buyurdu ve kendisi kılmak istemedi.

Ebû Katâde «o iki dînar borcu ödemeyi ben üzerime alıyorum»

Borçluya Kolaylık

Huzeyfe radıyallahü anh, Peygamber aleyhisselâmın şöyle buyurduğunu anlatıyor:

Melekler sizden önce geçen bir şahsın ruhu ile karşılaşmışlardı ve kendisine:

— Hayır olarak bir şey işledin mi? diye sormuşlardı da, adam:



— Hayır, diye cevabta bulunmuştu. Melekler:

— Biraz düşün, dediler. Adam:

— insanlara borç verirdim de, hizmetçilerime, güç vaziyette olanların borçlarını tehir etmelerini,

22 Mayıs 2008 Perşembe

Zekatını Vermeyenlerle Harp

Ebû Hüreyre radıyallahü anh anlatıyor:

Resûlullah aleyhisselâm âhireti şereflendirip yerine Ebû Bekir radıyallahü anh halîfe olduktan sonra Arab'tan küfredenler küfre dalınca, Hattab oğlu Ömer radıyallahü anh Ebû Bekir'e bu husustaki kararıyla alâkalı olarak şöyle dedi:



— Nasıl o insanlara savaş ilân edersin ki, Peygamber aleyhisselâm «La ilahe illallah» deyinceye kadar insanlarla harbetmekle

Zekat Vermemenin Cezası

Ebû Hüreyre radıyallahü anh, Peygamber aleyhisselâmın zekâtını vermeyenler hakkında şöyle buyurduğunu anlatıyor:

Kim Allah kendisine mal vermiş de zekâtını vermemişse, zekâtı verilmemiş olan o malı, kıyamet gününde, iki gözü üzerinde iki siyah nokta bulunan korkunç ve zehirli erkek bir yılan suretine konulur ve bu korkunç yılan kıyamet gününde mal sahibinin boynuna sarılır. Sonra, ağzı ile

Cehennemde Kadınlar

İbni Abbas radıyallahü anh anlatıyor:

Peygamber aleyhisselâm zamanında güneş tutulmuştu. Allah'ın Resulü namaz kılıp uzun uzun kıyamda kaldı.

Bundan sonra Peygamberimiz şöyle buyurdu:



— Muhakkak güneş ile ay Allah'ın âyetlerinden birer âyettir. Hiç bir kimsenin ölümü ve yaşaması için tutulmazlar; şu halde tutulduklarını görünce Allah'ı zikrediniz.

İnsanlar dediler ki:

— Ey Allah'ın Resulü,

Kadınlara Nasihat

Câbir radıyallahu anh'ten şöyle anlatılır:

Peygamber aleyhisselâm ile Bayram namazında bulundum da, ezan ve kamet okunmadan, hutbeden önce namaza başladı. Sonra Bilâl radıyallahu anh'e dayanarak hutbe okumak için kalktı. Ve takvayı emrederek Allah'a taat ve ibadete teşvik etti ve insanlara vaz-u nasihatte bulunduktan sonra, Mescidin gerisinde bulunan kadınlara geldi ve onlara da vaz-u nasihat

Duaların Kabul Zamanı

Ebû Hüreyre radıyaîlahü anh'den anlatılır:

Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurmuşlardır:

«Güneşin doğduğu günlerin en hayırlısı Cuma günüdür. Çünkü Adem aleyhisselâm o günde yaratıldı, o günde Cennete konuldu, o günde Cennetten yer yüzüne indirildi. O günde bir saat vardır ki; Allah'tan bir şey isteyerek, kıldığı namazı o saate isabet ettiren her müslim kuluna Allah istediğini verir.»



Ebû

20 Mayıs 2008 Salı

Beş Vakit Namazın Kılınışı


RESİMLERLE NAMAZIN KILINIŞI   Örnek olarak sabah namazının iki rek'at farzının kılınışı resimlerle anlatılmış, erkek ve kadınların farklı hareketleri belirtilmiştir. İki rek'atli bir namazdaki hareketler ile diğer namazlardaki hareketler arasında fark olmadığından onların resimlerle anlatılmasına gerek duyulmamıştır.    SABAH NAMAZININ FARZININ KILINIŞI
    Birinci Rek'at:
1) Ayakların

Namaz Süreleri


Fatiha Suresi


-OKUNUŞU-Elhamdülillâhi rabbil’âlemîn. Errahmânirrahîm. Mâliki yevmiddîn. Iyyâkena’büdü ve iyyâke nesta’în. Ihdinas-sirâtal müstakîm. Sirâtallezîneen’amte aleyhim gayrilmagdûbi aleyhim ve leddâllîn.(Amin)




MÂNÂSIHamd(övmek, övülmek); O, âlemlerin Rabbi, O Rahmân, Rahîm, O, âhiretgününün mâliki Allâh’in (hakki) dir. O’na mahsustur. Ilâhi! Yalniz Sanaibâdet ve kulluk ederiz,

Namazdan Sonra Zikrin Fazileti

Ebû Hüreyre radıyallahü anh'ten rivayet edilerek anlatılıyor:

Muhacirlerin fakirleri Resulüllah aleyhisselâma gelip dediler ki:

«Servet sahibi Müslümanlar derece ve nimetler bakımından bizi geçtiler...» Resulüllah aleyhisselâm da «ne hususta» diye buyurunca; muhacir fakirler:



«Biz namaz kılıyoruz, onlar da kılıyorlar; biz oruç tutuyoruz, onlar da tutuyorlar; fakat onlar sadaka verdikleri

Ümmeti Muhammed'in Affı

Amir bin Sa'd radıyallahü anh babasından naklen anlatıyor:

Peygamber aleyhisselâm ile beraber Medine'ye gitmek üzere Mekke'den yola çıktık ve Azverâ isimli mıntıkaya yaklaştığımızda, Nebiy aleyhisselâm indi ve ellerini kaldırıp bir müddet Allah'a dua ettikten sonra yere kapanıp secde etti. Secdede uzun bir süre durdu, yine ellerini kaldırıp bir müddet Allah'a duada bulunduktan sonra yere

Namazın Fazileti

Talha bin Ubeydullah'dan anlatılıyor:

Necid ahalisinden saçları dağınık, sesinin gürültüsü işitilip ne dediği yanımıza gelinceye kadar anlaşılmayan bir şahıs Resûlüllah aleyhisselâma geldi; baktık ki:

İslâm nedir? diye soruyor adam.

Bunun üzerine Resûlüllah aleyhisselâm:



Bir gün bir gecede beş vakit namazdır, buyurdu.

Adam:

Beşten fazla bir şey yok mu? dedi.

Peygamber aleyhisselâm:

Cehaletin İlacı Sormak

Câbir radıyallahü anh anlatıyor:

Arkadaşlarımla beraber sefere çıkmıştık, içimizden birinin başına taş isabet etti ve başını yaralayıp kemiğini kırdı. Sonra aynı adam uykuda ihtilâm olduğu için, arkadaşlarına:

— Teyemmüm edebilir miyim, bu hususta benim için ruhsat buluyor musunuz? diye sordu.

Arkadaşları da:


— Hayır, su mevcut oldukça teyemmüme ruhsat yoktur, diye cevap verdiler. Bunun

Teyemmümün Meşruyeti

Hazreti Aişe radıyallahü anhâ anlatıyor:

Resûlüllah aleyhisselâmın seferlerinin birinde kendisi ile beraber yola çıktık. Mekke'ye yakın

bir yer olan Beydâ, yahut Mekke ile Medine arasında bir yer olan Zât ile Ceyş'de bulunduğumuz sırada gerdanlığım kaybolmuştu. Gerdanlığımı arayıp bulmak için Allah'ın Resulü ile beraber diğer insanlar da burada durdular. Bu mahalde su olmadığı gibi, halkın da

Niyet - İhlas Ve Meziyetleri

İbni Ömer radıyallahü anh'ten rivayet edilir:
Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu:

Üç kişi yolda giderken yağmura tutulup, dağın bir mağarasına sığındılar. Arkasından da sığındıkları mağaranın önüne dağın üzerinden bir kaya düşüverdi ve mağarayı kapattı. Bunun üzerine biribiriyle şöyle konuştular:

Allah için işlediğiniz bir iş varsa, hatırlayın ve onu vesile ederek Allah'a dua edin, belki sizi

Kıyamette İlk Sorgu Üç Kişi

Ebû Hüreyre radıyallahü anh'den anlatılır:

Resûlüllah aleyhisselâm şöyle buyurdu:

Kıyamet gününde üç kişi ilk olarak sorguya çekilir:

Birincisi, cihad esnasında ölen kimsedir ki, Allah'ın huzuruna getirilir ve Allah, kendisine verilmiş olan nimetleri önüne serer. O da, bunlara nail olduğunu itiraf eder.


Bunun üzerine Allah kendisine:

Bu mazhar olduğun nimetler içerisinde ne yaptın? diye

Kabir Azabına İki Sebeb

İbni Abbas radıyallahu anh'ın şöyle anlattığı rivayet edildi: Peygamber aleyhisselâm iki kabre rastladı ve şöyle buyurdu: Bu kabirlerdeki iki kişi insanlarca mühimsenmeyen bir suçtan azap görüyorlar. Biri bevlettikten sonra korunmadığı ve dikkatsiz davranıp, pislikten kaçınmadığı için; diğeri de koğuculıık yaparken, insanların arasını bozduğu için azap görüyor. Sonra Peygamber aleyhisselâm yaş

19 Mayıs 2008 Pazartesi

Üç Kişinin Davranışları

Ebû Vâkıd el Leysî anlatıyor: Peygamber aleyhisselâm insanlarla birlikte mescitte otururken hemen üç kişi yanına geliverdi. Bunlardan ikisi Peygamber'in huzuruna doğru yürüdü. Birisi ise dönüp gitti. Bu ikisi Peygamber aleyhisselâmın huzuruna gelince, bunlardan biri, cemaat arasında bulduğu boş yere oturdu, ikincisi ise, cemaatın arkasına oturdu. Üçüncüsü de oturmayıp döndü ve gitti. Bunun

Peygamberin Kardeşleri

Ebû Hüreyre radıyallahü anh şöyle anlatıyor:

Peygamber aleyhisselâm kabristana gelip buyurdu:

— Selâm sizlere ey müminler topluluğunun diyarı! Ve biz de,,—Allah dilerse— muhakkak size ulaşacağız. Kardeşlerimizi görmeyi arzu ediyorum.

— Ey Allah'ın Resulü, biz senin kardeşlerin değil miyiz? dediler. Peygamber aleyhisselâm:



— Siz arkadaşlarımsınız. Kardeşlerimiz ise, henüz gelmemiş olanlardır

İslam Ve İman

Hazreti Ömer bin Hattâb radıyallahü anh anlatıyor: Bir gün biz, Peygamber aleyhisselâmın yanında iken birden, elbisesi bembeyaz sakalının kılları ile saçları kapkara, üzerinde yolculuk eseri görünmeyen, hiçbirimizin tanımadığı bir adam geliverdi. Peygamber aleyhisselâmın tâ yanına oturdu. Diz kapaklarını O'nun diz kapaklarına dayadı. Ellerini dizlerine koydu Ve:— Ey Muhammed, bana islâm'dan haber

Risale aşılmayı değil açılmayı bekliyor


M. KARABAŞOĞLU: En başta, ‘iş icabı’ okuduğum bütün kitapları aynı zamanda ‘keyif alarak’ okuduğumu belirtmek isterim. Okuduğum her kitaptan birşeyler öğrendim; her bir okumamdan bir keyif aldım. Maamafih, okumak istediğim halde, ‘iş icabı’ okumalarımın yoğunluğu yüzünden henüz okuyamadığım uzunca bir liste de zihnimde ve kütüphanemde bekliyor.
Risale-i Nur dışında, haz duyarak okuduğum edebiyat

Harama Bakmak Unutkanlık Yapar

Risâle-i Nur talebelerinden bir genç hâfız, pek çok adamların dedikleri gibi dedi: "Bende unutkanlık hastalığı tezayüd ediyor, ne yapayım?"

Ben de dedim:

Mümkün oldukça nâmahreme nazar etme. Çünkü rivayet var. İmam-ı Şâfiî'nin (ra) dediği gibi, “Haram-ı nazar, nisyan verir.”

Evet, ehl-i İslâmda, nazar-ı haram ziyadeleştikçe, hevesat-ı nefsaniye heyecana gelip, vücudunda su-i istimalâtla israfa

İmam-ı Gazali

Hayatı

İran’ın Tus şehrinin Gazal kasabasında 1058 (h.450) yılında doğdu.Babası fakir ve salih bir zattı. Âlimlerin sohbetlerinden hiçayrılmazdı. Elinden geldiği kadar, onlara yardım ve iyilik eder vehizmetlerinde bulunurdu. Âlimlerin nasihatini dinleyince ağlar veAllahü teâlâdan kendisine âlim olacak bir evlat vermesini yalvararakisterdi. Babası yün eğirip, Tus şehrinde bir dükkanda

Abdullah El-Harari

Abdullâh el-Hararî eş-Şeybî el-Abderî İslam alimi, muhaddis. Yaklaşık olarak 1328 H. /1910 R. yılında Harar şehrinde doğmuştur. Küçük yaştan beri kendisini İslâmi bilgileri öğrenmeye vermiş, yedi yaşındayken Kur’anı kerim’i tertilen ezberlemiştir. İslâmî ilimlerin tahsilini beynelmilel düzeyde sürdürmüştür. Vehhabilere karşı yaptığı kuvvetli ilmî reddiyelerle ün kazanmıştır. Matbu ve elyazması

Abdülhakim Arvasi

Abdülhakîm Arvâsî (1865 - 1943) Sünnî, İslam âlimidir.

Hayatı

Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında yaşamıştır. Seyyiddir. Van'ın Başkale kazasında doğmuştur. Seyyid Fehîm Arvâsî'den eğitim almıştır. Arvâsî, dini ve dünyevi ilimlerde geniş bilgi sahibiydi. Dört mezhebinde fıkh bilgilerinde mâhirdi. Van'da 30
yıl ders verdikten sonra, Doğu

Abdülkadir Geylani

Abdülkadir Geylani (Arapça: عبد القادر الجيلانى 'Abd al-Qadr Jīlānī, Farsça: عبد القادرگیلانی Gīlānī ; 1166-1066), İslam bilgini. Kadiri tarikatının kurucusudur.

Muhyiddîn, Kutb-i Rabbânî, Kutb-i a'zam, Gavs, Gavs-ül a'zam, Sultân-ul-evliyâ (evliyaların sultanı) olarak da anılır. Künyesi Ebu Muhammed'dir. Babası Ebu Salih bin Musa Cengidost'tur. Müslümanlara göre Muhammed'in torunu Hasan'ın oğlu

Ölümün Şiddeti Kabir Ve Kabir Suali

Alternatif link http://rahman.fw.nu/medyaislam.com.tr/file.php?f=443