29 Aralık 2010 Çarşamba

Resimli Abdest Alınışı - Abdest Alınışı Resimli Anlatımı

RESİMLERLE ABDESTİN ALINIŞI


Önce kollar dirseklerin yukarısına kadar sıvanır, sonra "Niyet ettim Allah rızası için abdest almaya" diye niyet edilir. Ve "Eûzü billahi mineşşeytanirracîm Bismillahirrahmanirrahîm" okunur. Eller bileklere kadar üç kere yıkanır. Parmak aralarının yıkanmasına dikkat edilir. Parmaklarda yüzük varsa oynatılıp altının yıkanması sağlanır. Sağ avuç ile ağıza üç

Resimli Namaz Kılınışı - Namaz Kılınışı Resimli Anlatım


RESİMLERLE NAMAZIN KILINIŞI   Örnek olarak sabah namazının iki rek'at farzının kılınışı resimlerle anlatılmış, erkek ve kadınların farklı hareketleri belirtilmiştir. İki rek'atli bir namazdaki hareketler ile diğer namazlardaki hareketler arasında fark olmadığından onların resimlerle anlatılmasına gerek duyulmamıştır.    SABAH NAMAZININ FARZININ KILINIŞI
    Birinci Rek'at:
1) Ayakların

24 Aralık 2010 Cuma

Günahla İlgili Hadis

“Canımı kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder, yerinize, günah işledikten sonra Allah’tan af dileyecek bir millet getirir ve onları affederdi.”
Müslim, Tevbe 11. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, III, 238

Kıyametle İlgili Hadis

“Canımı kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, bir adam bir kabrin yanından geçerken kendini o kabrin üzerine atıp, ‘Âh! Keşke şu kabirde yatanın yerinde ben olsaydım’ diye kendini yerden yere vurmadıkça dünya hayatı son bulmayacaktır. O kimse dindarlığı sebebiyle değil, başına gelen belâlaryüzünden böyle davranacaktır.”
Buhârî, Fiten 22; Müslim, Fiten 54

5 Aralık 2010 Pazar

Hz. Süleyman Hayvanların Konuşmasını Anlatıyor

Begavî (ra), Ka'b-ül-Ahbar (ra)'dan şöyle nakletmiştir
Tavus kuşu, Hz Süleyman'ın huzurunda ötmüştü Hz Süleyman orada bulunanlara:
• Bunun ne dediğini biliyor musunuz? diye sordu Onlar:
• Hayır, bilmiyoruz diye cevap verdiler
Hz Süleyman (as), etrafındaki kimselere şu açıklamayı yaptı:
• Tavus kuşu ötmesi ile; "Cezalandırdığın gibi cezalanırsın"

Hüdhüd kuşu ötmesi ile; "Merhamet etmeyene

29 Kasım 2010 Pazartesi

Esma-ül Hüsnanın Hikmet ve Faziletler

Adil العدل Bu ismi şerifin manası


Adaletle hükmeden, zulmetmeyendir.

Her kim bu ismi şerifi Cuma gecesi yirmi lokma üzerine yazıp yerse, Allah’u Teâla mahlukatı ona musahhar (itaâtkar) kılar.

Afüv العفو Bu ismi şerifin manası:

Kullarının günahlarını silen, affedendir.

Her kim düşmanın sıkıntısında sabredemezse bu ismi zikreder. Her kime şeytan vesvese verse bu ismi sürekli okursa Allah

El Hafîz Faziletleri

Hafîz الحفيظ Bu ismi şerifin manası.


Mahlûkatını koruyan, muhafaza edendir.


Her kim sudan, ateşten insanlar ve cinlerden veya birinin sözünden korkarsa, bu ismi her gün on kere okursa hoşlanmadığı şeylerden emin olur.

El Bâis Faziletleri

Bâis الباعث Bu ismi şerifin manası


Kullarını ahirette dirilten, gizlilikleri ortaya çıkaran.


Her kim Allah Teâla’nın kendi kalbini nurlandırmasını isterse uyuduğu vakkite ellerini göğsü üzerine koyar ve bu ismi yüz kere zikrederse ve ayrıca bir kere zikrederse, muhakkak Allah onu kalbini diriltir ve nurlandırır.

El Mecîd Faziletleri

Mecîd المجيد Bu ismi şerifin manası:


Zatı ve sıfatlarıyla yücelik sahibidir.


Kimin akrabaları ve akranları arasında izzet ve kıymet yoksa ismi sabah namazından sonra doksan dokuz kere okursa ve üzerine üflerse; onlar arasında izzet ve heybet hâsıl olur. Kim cüzam hastalından korkarsa biyz günlerinde (kameri ayın 13–14–15. günlerin) oruç tutar, iftar vaktinde bu ismi zikrederse Allah onu

28 Kasım 2010 Pazar

El Vedûd Faziletleri

Vedûd الودود Bu ismi şerifin manası:


Kullarına hayır dileyen, onları seven ve sevilendir.


Karı koca arasında düşmanlık olsa bu ismi bin kere okursa ayrıca bir kerede okur ve bunu yiyecek üzerine üfürür. Hanım tarafındansa bunu ona yedirir; koca tarafından ise onu kendisi yer. Böylece ararında rıza hali hâsıl olur.

El Hakîm Faziletleri

Hakîm الحكيم Bu ismi şerifin manası:


İşlerinde sonsuz hikmetli olandır.


Her kimin çok fazla meşguliyeti olsa onlara güç yetiremezse bu ismi şerifi okuyamaya devam eder ve onları tüketir.

El Hakk Faziletleri

Hakk الحقّ Bu ismi şerifin manası:


Hak ve sabit; varlığı değişmeyendir.


Her kimin bir şeyi kaybolsa, bu ismi dört kâğıda yazar ve kaybolan şeyi de kâğıdın ortasına yazar. Gece yarısı olduğu vakit ellerini kaldırır. Gökyüzüne bakar ve Allah’tan kaybolan şeyi isterse muhakkak Allah o şeyi ona döndürür veya onun haberi ona gelir.

Eş Şehîd Faziletleri

Şehîd الشهيد Bu ismi şerifin manası:


Bütün mahlûkatına şahit olan, onlardan haberdar olandır.


Her kimin evladı olsa ve ona itaat etmese veya hanımı olup Saliha değilse elini bunların alnına koyar, başına semaya kaldırır ve yirmi bir kere “Yâ Şehît” derse muhakkak Allah’u Teâla o ikisini ıslah eder.

27 Kasım 2010 Cumartesi

El Vâsi Faziletleri

Vâsi الواسع Bu ismi şerifin manası:


İlmi, kudreti her bakımdan sonsuz olandır.


Her kim ile birlikte bir şey bulunsa fakat onu kâfi gelmese bu ismi şerifi dilediği şeyin yeterli olması hâsıl olana kadar tekrar eder.

El Mucîb Faziletleri

Mucîb المجيب Bu ismi şerifin manası:


Kulların dualarına icabet edendir.


Her kim bu ismi şerifi okursa ve beraberinde bir şey bulunsa Allah’u Teâla emanında olarak yazılır.

Er Rakîb Faziletleri

Rakîb الرقيب Bu ismi şerifin manası:


Bütün mahlûkatını gözetimi altında tutar, gözetir.


Her kim bu ismi şerifi hanımı, evladı veya malı üzerine yedi defa okursa; düşmanlıktan ve afetlerden emin olur.

El Kaviyy Faziletleri

Kaviyy القويّ Bu ismi şerifin manası:


Yegâne kuvvet, her şeye gücü yetendir.


Her kimin düşmanı olsa ve onu def etmeye kadir olamasa, hububattan dilediği bir unu alır, hamur yapar ve bin lokma haline getirir. Lokmaları kuşlara atar. “Ya Hakk! Ya Kaviyy! Düşmanı ondan def et! Ve onu helak et!” derse Muhakkak Allah ondan düşmanı def eder.

El Vekîl Faziletleri

Vekîl الوكيل Bu ismi şerifin manası:


Bütün mahlûkatın kendisine güvendiği, mahlûkatın işlerini yerine getirendir.


Her kim rüzgarın şiddetinden, suyun kuvvetinden veya ateşten korkarsa bu ismi şerifi kendisi için vird (günlük vazife) yaparsa, Allah’u Teâla onu korktuğu şeyden emin kılar.

26 Kasım 2010 Cuma

El Kerîm Faziletleri

Kerîm الكريم Bu ismi şerifin manası:


Kullarına karşı ikramı sonsuz, kerem ve ihsanı çok olandır.


Kim yatağına geldiğinde bu ismi uyuncaya kadar zikretse melekler onun kıyamet gününde ‘kerim’ diye çağırırlar. Kerim ve mükerrer olarak yaşar

El Celîl Faziletleri

Celîl الجليل Bu ismi şerifin manası:


Her şey üzerine yüce azametli ve ululuk sahibidir.


Her kim bu ismi şerifi misk ve zaferanla yazarsa ve onu yutarsa insanlar ondan korkar.

El Hasîb Faziletleri

Hasîb الحسيب Bu ismi şerifin manası:


Her şeye yeterli olup, kullarını hesaba çekendir.


Her kim hırsızlıktan, başka biri kötülükten, nazardan, bir düşman veya haset edenden korkarsa sabah-akşam yetmiş yedi kere bu ismi yedi gün okur.

El Hamîd Faziletleri

Hamîd الحميد Bu ismi şerifin manası:


Övgüye layık ve bütün varlıkların diliyle övülendir.


Kimin sözlerinde çokça fuhşiyat (çirkin sözler) bulunca bu ismi şerifi bir kaba yazıp ondan içerse Allah bu kötü ahlakı ondan giderir.

El Velî Faziletleri

Velî الولي Bu ismi şerifin manası:


Sevenlerine yardım eder, velisi olur.


Kimin hanımı veya cariyesi olsa; onlardan razı ve kadir olamıyorsa mescide girince bu ismi kalbi ile zikrederse, Allah onları ıslah eder.

El Metîn Faziletleri

Metîn المتين Bu ismi şerifin manası:


Son derece kuvvetli, güçlü olandır.


Her kimin küçük çocuğu olsa sütü olmasa bu ismi şerifi yazar ve onu içerse Allah’ın izni ile sütü bollaşır

25 Kasım 2010 Perşembe

El Mukît Faziletleri

Mukît المقيت Bu ismi şerifin manası:


Mahlûkatının rızkını yaratan ve onlara ulaştırandır


Kime gurbet zor gelir veya beraberinde ağlayan çocuk varsa bu ismi yedi kere suya okuyup çocuğa saçarsa, ağlaması kesilir, oruç ve açlık zor gelse bu ismi toprağa okur, onu koklarsa onun için kuvvet hasıl olur.

El Kebîr Faziletleri

Kebîr الكبير Bu ismi şerifin manası:


Hakiki büyük ve yüce olan, azamet sahibidir.


Her kim bu ismi şerifi çok zikrederse insanların gözünde büyük olur.

El Mübdî Faziletleri

Mübdî' المبدىء Bu ismi şerifin manası:


İlk icat eden, yaşatılanları maddesiz ve örneksiz ilk yaratandır.


Her kimin hanımı hamile olsa çocuğunu düşürmekten korksa bu ismi on kere okur, işaret parmağını karnı üzerinde dolaştırır, muhakkak Allah’u Teâla o çocuğu düşürmekten ve kadını zarardan korur..

El Muhsin Faziletleri

Muhsin المحسن Bu ismi şerifin manası:


Her şeyi adedini tam olarak bilen, ilmiyle her şeyi kuşatandır.


Her kim ahiret gününün azabında korkarsa, Cuma gecesi bu ismi bin kere okursa muhakkak Allah’u Teâla hesabı ve azabı ona kolay kılar

24 Kasım 2010 Çarşamba

El Aliyy Faziletleri

Aliyy العلي Bu ismi şerifin manası:


Yücelik ve şeref sahibidir.


Her kim bu ismi şerif üzere devam etse ve beraberinde bunu bulundursa, insanlar içinde kıymeti düşük ise Allah’u Teâla onun kıymetini yükseltir. Fakir ise Allah onu zengin eder. Yolcu ise ona dost olur ve onu salimen beldesine ulaştırır.

Eş Şekûr Faziletleri

Şekûr الشكور Bu ismi şerifin manası:


Şükrü kabul eden, az amel ile çok mükâfat verendir.


Her kimde geçim darlığı olsa, kalbinde sıkıntı olsa veya gözünde karanlık olsa bu ismi şerifi kırk bir kere bir su üzerine okur bu suyu içerse ve yüzünü mesh ederse, muhakkak Allah ona şifa verir.

El Muhyî Faziletleri

Muhyî المحيي Bu ismi şerifin manası:


Dirilten, can bağışlan ve sıhhat verendir.


Her kim bedeninde bir noksanlıktan ve azalarından birinin düşmesinden korksa bu ismi yedi azası üzerine yedi gün okursa muhakkak Allah Teâla onu korktuğundan emin kılar.

El Muîd Faziletleri

Muîd المعيد Bu ismi şerifin manası:


Yok edip tekrar yaratandır.


Her kimin gaibi olsa da ve onu isterse veya ondan bir haber beklerse, insanlar uyunca bu ismi evin dört köşesine okur. Sonra şöyle der “Ya Muîd! Ya Muktedîr!” diyerek onun ismini zikreder. Yedi gün sonra gaibi veya haberi gelir.

23 Kasım 2010 Salı

Namaz Çeşitleri

Farz Namazlar: 5 Vakit namaz, Farzı Kifayet, Cuma Namazı,
Vacip Namazlar: Vitir Namazı, Bayram Namazı, Namazı Tavaf
Nafile Namazlar: Revatip Devamlı Namaz Sabah Namazı Sünneti, Öğle Namazı Sünneti, İlkindi Namazı Sünneti, Akşam Namazı Sünneti, Yatsı Namazı Sünneti, İstihare

“Bayram Ve Cuma Namazı Cemaatsiz Kılınamaz Hutbesiz Olmaz”

Kurban bayramında sabah namazından başlayıp 4 günü ilkindi

El Gafûr Faziletleri

Gafûr الغفور Bu ismi şerifin manası:


Mağfireti çok olan, kulunu bağışlayandır.


Her kimde sıtma, baş ağrısı veya bir hüzün hasıl olsa, bu ismi şerifi bir kağıt üzerine üç satır olarak her satıra “Ya Gafûr” şeklinde üç kere yazar ve yanında bulundurursa, Allah’u Teâla ona şikayetlendiği şeyden şifa verir.

El Azîm Faziletleri

Azîm العظيم Bu ismi şerifin manası:


Zatı ve sıfatlarıyla yücedir, azamet sahibidir.


Her kim bu ismi şerifi kalbi ile çok zikrederse, halk arasında aziz ve keremli olur.

El Kayyûm Faziletleri

Kayyûm القيّوم Bu ismi şerifin manası:


Her şeyin kendine muhtaç olduğu, her şeyi ayakta tutandır.


Her kim tenhada yemek yerken üzerine ve yediği her lokma üzerine okuyup ta yerse Allah onun için kalbinde nur yapar.

El Hayy Faziletleri

Hayy الحيّ Bu ismi şerifin manası:


Gerçek diri, her şeyi bilen ve gücü yetendir.


Her kim bu ismi şerifi seher vaktinde okursa onun için kalplerde tasarruf hâsıl olur.

El Mümît Faziletleri

Mümît المميت Bu ismi şerifin manası:


Her şeyi öldüren.


Kim nefsi üzerine günah işlemesine mani olamıyorsa, yatağında elini göğsünün üzerine kor ve bu ismi uyuncaya kadar okursa Allah onun nefsini itaatkâr eder.

22 Kasım 2010 Pazartesi

El Halîm Faziletleri

Halîm الحليم Bu ismi şerifin manası:


Azabı acele vermez, tövbe için mühlet verir.


Her kimin ekini olsa ve bir afetin inmesinden korksa bu ismi şerifi bir kâğıt üzerine yazar, onu su ile kaynatır ve ekinleri üzerine oku saçarsa, bu afeti men eder.

El Habîr Faziletleri

Habîr الخبير Bu ismi şerifin manası:


Her şeyden haberdar olandır.


Her kim bu ismi şerifi çok fazla okursa, Allah’u Teâla onu mahlukatın ve nefsinin şerrinden kurtarır.

El Latîf Faziletleri

Latîf اللطيف Bu ismi şerifin manası:


Kullarının ihtiyaçlarını ihsan edendir.


Her kime geçim sebepleri zor gelirse; o kişi yolcu, fakir veya bir izdivaç isterse veya hasta olsa, abdest alıp iki rekat namaz kılsa ve bu ismi şerifi yüz kere bu niyetleri için okursa, muhakkak muradına hasıl olur.

El Vâhid Faziletleri

Vâhid الواحد Bu ismi şerifin manası:


Zat ve sıfatlarıyla tek, eşi ve benzeri olmayandır.


Kimin kalbinde tenhada korku hâsıl olursa bu ismi bin kere okursa kalbinden o korku gider ve onun için Allah’a yakınlık hâsıl olur.

El Mâcid Faziletleri

Mâcid الماجد Bu ismi şerifin manası:


Yüce ve ihsanı bol olandır.


Kim bu ismi tenhada okuyup hislerinden kaybolsa (kendinden geçse), Allah uykusunda ona sevineceği şeyi gösterir ve kalbinde nur ortaya çıkar.

El Vâcid Faziletleri

Vâcid الواجد Bu ismi şerifin manası:


Dilediğini bulan, kimseye ihtiyaç duymayandır.


Kim bu ismi tenhada okuyup hislerinden kaybolsa (kendinden geçse), Allah uykusunda ona sevineceği şeyi gösterir ve kalbinde nur ortaya çıkar.

Umudunu Yitirme Can Demiryel


Umudunu Yitirme Can Demiryel

21 Kasım 2010 Pazar

Allah الله İsminin Faziletleri

Allah الله Bu ismi şerifin manası:


Bu (الله) ismi şerifi, kâinatın yaratıcısı ve mutlak hâkimi Mevla’mızın öz ismidir. Zatına delalet eder ve bütün kemâlatları cem etmiştir. Sadece o’na aittir, başka bir varlık için kullanılmaz.


Kim her gün bu ismi şerifi bin kere okursa, Allah-û Teâla o kişiyi yakın ehlinden (ahireti görür gibi iman edenlerden) yapar.

El Adil Faziletleri

Adil العدل Bu ismi şerifin manası


Adaletle hükmeden, zulmetmeyendir.


Her kim bu ismi şerifi Cuma gecesi yirmi lokma üzerine yazıp yerse, Allah’u Teâla mahlukatı ona musahhar (itaâtkar) kılar.

El Hakem Faziletleri

Hakem الحكم Bu ismi şerifin manası:


Hükmedici, hakkı tahakkuk etirendir.


Her kim bu ismi şerifi, kendini (uyku) kaplayıncaya kadar okursa batını (kalbi) sırlar medeni ve nurlar membaı olur.

El Basîr Faziletleri

Basîr البصير Bu ismi şerifin manası:


Mükemmel gören.


Her kimbu ismi şerifi Salih bir inançla pazartesi sabahı farz ve sünnetten yüz kere okursa Allah’u Teâla onu, nazar (bakış) ve kendine tam yönelmek ile hususi yapar.

El Kādir Faziletleri

Kādir القادر Bu ismi şerifin manası:


Dilediği şeye gücü yetendir.


Her kime karşı, düşmanı husumetle kadir gelse abdest aldığı vakitte bu ismi bütün azaları üzerine okursa hasmına karşı galip gelir.

Es Samed Faziletleri

Samed الصمد Bu ismi şerifin manası:


Her şey kendisine muhtaç olup, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayandır.


Her kim açık arazide gece yarısı secde edip bu ismi yüz yirmi kere okursa sıdıklardan olur.

20 Kasım 2010 Cumartesi

El Semî Faziletleri

Semî السميع Bu ismi şerifin manası:


Mükemmel işitendir.


Her kim bu ismi şerifi cumartesi günü yüz kere okursa ve sonra konuşmadan dua ederek ihtiyacını söylerse, o vakit ve o saatte söylerse, o vakit ve o saatte o kişiye icabet edilir.

El Müzill Faziletleri

Müzill المذل Bu ismi şerifin manası:


Dilediğini zelil ve hakir edendir.


Her kim bir zalimden veya bir zorbadan korksa bu ismi atmış beş kere okursa bundan sonra secde edip düşmanının, haset edenin veya zalimin ismini söylerse, ‘beni filancıdan emin eyle ve onları helak et!’ derse, şerlerine karşılık kâfi gelir.

El Mu'ahhir - El Mukaddim Faziletleri

Mu'ahhir المؤخّر Bu ismi şerifin manası:


Dilediğini geri bırakıp uzaklaştırandır.


Mukaddim المقدّم Bu ismi şerifin manası:


Dilediğini yakınlaştırıp öne alandır.


Her kim bu ismi savaş meydanlarında veya korkulan yerlerde yüz kere okursa, Allah’ın kudreti ile kalbi sükun bulur ve yardım edilir.

El Muktedir Faziletleri

Muktedir المقتدر Bu ismi şerifin manası:


Kudret sahibi olup aciz olmayandır.


Kimde gaflet ve unutkanlık olursa Allah onu gafletini azaltır ve ondan unutkanlığı giderir. Her kim uyandığı vakitte bu ismi okursa Allah kanda makamını görür ve hayırlara karşı hayırlar üzerine ona yardım eder.

19 Kasım 2010 Cuma

El Muizz Faziletleri

Muizz المعز Bu ismi şerifin manası:


Aziz eden, izzet veren ve ağırlayandır.

Her kim bu ismi şerifi yüz kırk kere pazartesi veya Cuma gecesi akşam yatsı namazından sonra okursa onun için halkın kalbinde heybet olur, Allah’u Teâla’dan başka kimseden korkmaz.

Er Râfi Faziletleri

Râfi الرافع Bu ismi şerifin manası:


Yükselticidir, dilediğini yükseltir.


Her kim bu ismi şerifi gece gündüz yüz kere okursa Allah’u Teâla o kişiyi diğer halkı içinden seçer (yükseltir), işini kolaylaştırır ve onu zengin eder.

Ez Zâhir Faziletleri

Zâhir الظاهر Bu ismi şerifin manası:


Yarattığın da sanatıyla zahir, aşikârdır.


Her kim işrak namazından sonra bu ismi şerifi dokuz yüz kere okursa , Allah’u Teâla onun gözlerini nurlu yapar.

El Âhir Faziletleri

Âhir الآخر Bu ismi şerifin manası:


Varlığının sonu olmayan, en son olandır.


Her kimin ömrü sonunda hayırlı ameli bulunmazsa bu ismi kendine vird yaparsa, Allah onun amellerini hayır ve sahih ile tamamlar.

El Evvel Faziletleri

Evvel الأوّل Bu ismi şerifin manası:


Ezeli olup varlığının evveli olmayan, en evveldir.


Kimin hanımı kısırsa ve çoçuk isterse bu ismi dört Cuma da bin kere okursa, Allah ihtiyacını giderir ve kudreti ile onun Salih bir evlat ile rızıklandırır.

18 Kasım 2010 Perşembe

Er Hâfıd Faziletleri

Hâfıd الخافض Bu ismi şerifin manası:


Düşüren (dilediğinin derecesini indirendir.) alçaltandır.


Her kim bu ismi şerifi , düşmanların defi için dört gün devam ederek yetmiş kere okursa, Allah’u Teâla onların şerrine karşı okuyana kâfidir, onlara karşı okuyana yardım eder.

El Bâsit Faziletleri

Bâsit الباسط Bu ismi şerifin manası:


Bozulan şeyleri düzene koyan, nimetleri döşeyen, açan ve genişletendir.


Her kim bu ismi şerifi ellerini kaldırarak on kere okursa ve yüzüne sürerse malı çok olur, ebediyen kimseye muhtaç olmaz.

El Müteâli Faziletleri

Müteâli المتعالِ Bu ismi şerifin manası:


Yüze, izzet ve şeref sahibi olandır.


Her kim bu ismi kalbinde altı yüz kere okursa Allah’u Teâla onun bütün afetlerden korur.

El Vâlî Faziletleri

Vâlî الوالي Bu ismi şerifin manası:


Mahlûkatının işlerini yoluna koyan, yürüten ve idare edendir.


Kimin evinin, ekinlerinin korunmasını dilerse bu ismi bir bardağa yazar ve su doldurur; evinin duvarlarına veya ekinlerine saçarsa Allah korktuğu şeyden onu emin kılar.

El Bâtın Faziletleri

Bâtın الباطن Bu ismi şerifin manası:


Zatıyla gizlidir.


Her kim bu ismi şerifi otuz üç kere okursa Allah’u Teâla onu latif sırlar ehlinden eder.

17 Kasım 2010 Çarşamba

El Kābid Faziletleri

Kābid القابض Bu ismi şerifin manası:


Ruhları alan, rızkı tutan, belli miktarda takdir eden, daraltan ve sıkandır.


Her kim bu ismi şerifi kırk gün kırk lokma üzerine yazar ve yerse, Allah’u Teâla onun açlık azabından emin kılar.

El Alîm Faziletleri

Alîm العليم Bu ismi şerifin manası:


Her şeyi çok iyi bilendir.


Her kim bu ismi şerifi okursa Allah’u Teâla onu marifetle rızıklandırır.

El Fettâh Faziletleri

Fettâh الفتّاح Bu ismi şerifin manası:


Kullarına nimet kapılarını açan, zoru kolaylaştıran ve çözendir.


Her kim bu ismi sabah namazından sonra elini göğsüne koyduğu halde yetmiş kere okursa Allah’u Teâla ondan kederi, üzüntüyü ve gamı yok eder.

Et Tevvâb Faziletleri

Tevvâb التوّاب Bu ismi şerifin manası:


Tövbeleri seven ve kabul edendir.


Her kim kuşluk namazından sonra bu ismi şerifi üç yüz altmış kere okursa Allah’u Teâla onun tövbesini kabul edilenlerden yapar.

El Berr Faziletleri

Berr البَرّ Bu ismi şerifin manası:


İyilik ve ihsanda bulunandır.


Her kim rüzgârın şiddetinden korkarsa bu ismi şerifi zikrederse ona bir şey isabet etmez. Eğer onun çocuğu olsa şu ismi birkaç kere zikrederse, çocuğunu Allah içi emanet yaparsa şu ismin bereketi ile ona bir şey isabet etmez.

16 Kasım 2010 Salı

Er Rezzâk Faziletleri

Rezzâk الرزّاق Bu ismi şerifin manası:


Bütün mahlûkatına rızk verip, nimetlerini ihsan edendir.


Her kim bu ismi şerifi güneş doğduktan sonra kıbleye dönüp, evinin dört köşesinde, her köşeye iki defa okursa, evine ebediyen fakirlik girmez.

El Vehhâb Faziletleri

Vehhâb الوهّاب Bu ismi şerifin manası:


Nimetlerini karşılıksız hibe eden, envai çeşit nimetlerini sürekli sunup bağışlayandır.


Kim kuşluk namazından sonra secde edip, secdesinde dokuz kere bu ismi okursa, Allah onun zengin eder; gece yarısı evinde ve mescit de yüz kere okuyup ellerini kaldırıp dua etse, Allah onun ihtiyacını giderir.

Er Ra'ûf Faziletleri

Ra'ûf الرؤوف Bu ismi şerifin manası:


Çok merhametli olan ve acıyandır.


Her kim zalimin zulmünden kurtulmak ister, bu ismi on kere okursa, sonra kendisi için şefaat etmesini dilerse kabul olur.

El Afüv Faziletleri

Afüv العفو Bu ismi şerifin manası:


Kullarının günahlarını silen, affedendir.


Her kim düşmanın sıkıntısında sabredemezse bu ismi zikreder. Her kime şeytan vesvese verse bu ismi sürekli okursa Allah onun vesveseden emin kılar.

El Müntakim Faziletleri

Müntakim المنتقم Bu ismi şerifin manası:


Zalimlerden intikamını alandır.


Her kimin çok günahları olsa bu ismi şerifi çok zikretse Allah’u Teâla affeder ve rahmetine girdirir.

15 Kasım 2010 Pazartesi

Kurban Bayrami Tebrik Resmi

El Kahhâr Faziletleri

Kahhâr القهّار Bu ismi şerifin manası:


Dilediği şekilde yapmaya kadir olan, her şeye galip olandır.


Her kim bu ismi şerifi çok zikrederse, Allah’u Teâla onun kalbinden dünya sevgisini çıkartır.

El Gaffâr Faziletleri

Gaffâr الغفّار Bu ismi şerifin manası:


Kullarının günahlarını affeden, bağışlayan ve mağfireti çok olandır.


Her kim bu ismi şerifi Cuma’dan sonra okursa mukarrerlerden (Allah’a yakın olanlardan) ve affedilenlerden olur.

El Musavvir Faziletleri

Musavvir المصور Bu ismi şerifin manası:


Her şeye şekil ve hususiyet verendir.


Kimin hanımı kısır ise, 3 gün oruç tutar ve iftarda bu ismi suya 21 kere okur ve içine üfürüp her gün ondan içerse Allah’u Teâla ona Salih bir evlat verir.

El Muksit Faziletleri

Muksit المقسط Bu ismi şerifin manası:


Adaletli olan, işleri denk, birbirine uyan ve merkezinde yaratandır.


Kim geçimsiz hırçın tabiatlı ise, günde yüz defa bu ismi okumaya devam ederse bu huylardan ve şeytanın namazda verdiği vesveseden kurtulur.

Zülcelâl-i vel-İkrâm Faziletleri

Zülcelâl-i vel-İkrâm ذو الجلال والإكرام Bu ismi şerifin manası:


Azamet ve kerem sahibidir.


Bu ismi şerifi günde 100 kere okuyan, keramet sahibi olur ve halk arasında ikram, iltifat ve hürmet görür.

Mâlik-ül Mülk Faziletleri

Mâlik-ül Mülk مالك الملك Bu ismi şerifin manası:


Bütün kâinatın sahibi. Mülkün sonsuz sahibidir.


Her kim bu ismi şerifi devam ederse onda zenginlik hasıl olur.

14 Kasım 2010 Pazar

El Bâri Faziletleri

Bâri' البارئ Bu ismi şerifin manası:


Yoktan icat edici, yaratıcı ve her şeyi uyum içinde yaratandır.


Her kim bu ismi şerifi hayatında okursa, Allah’u Teâla onun kabirde yalnız bırakmaz.

El Hâlik Faziletleri

Hâlik الخالق Bu ismi şerifin manası:


Dilediği şekilde yaratandır.


Her kim bu ismi şerifi geceleyin çok tekrar ederse, Allah’u Teâla bir melek yaratır ki; bu melek Allah’u Teâla tespih eder. O’nun mükafatı bu kişiye yazılır.

El Mütekebbir Faziletleri

Mütekebbir المتكبّر Bu ismi şerifin manası:


Azamet ve kibriya sahibi olup, büyüklüğü gösterendir.


Her kim bu ismi şerifi yatağına geldiği vakitte on kere okursa, Allah’u Teâla onu salih bir evlat ile rızıklandırır.

El Ganî Faziletleri

Ganî الغني Bu ismi şerifin manası:


Yegâne zengin.


Her kimde bir bela bulunsa bu ismi şerifi on kere okuyup azaları üzerine üflerse muhakkak Allah’u Teâla ondan belayı def eder.

El Câmi Faziletleri

Câmi الجامع Bu ismi şerifin manası:


Bütün hayırları cem eden.


Kimin aile fertleri ve akrabaları aralarında birlik bulunmazsa kuşluk vakti gusül eder, iki rekât namaz kılar. Gökyüzüne bakar ve bu ismi on kere zikreder. Her seferinde bir parmağını düğüm eder, (yumar) sonra elleri ile yüzünü mesh ederse birlik hâsıl olur.

13 Kasım 2010 Cumartesi

El Cebbâr Faziletleri

Cebbâr الجبّار Bu ismi şerifin manası:


Dilediğini zorla yaptıran, düzene koyandır.


Her kim bu ismi şerifi yirmi bir kere okursa, her bir zalim v zorbadan emin olur. Eğer hapiste ise Allah’u Teâla onu oradan çıkarttırır.

El Azîz Faziletleri

Azîz العزيز Bu ismi şerifin manası:


Yegâne galip olan, mağlup edilmesi mümkün olmayan izzet ve şeref sahibi olandır.


Her kim bu ismi şerifi kırk gün sabah namazından sonra, kırk kere okursa, Allah (Celle Celâluhû) onun borcunu ödettirir, Muhtaç kalmaz.

El Mâni Faziletleri

Mâni المانع Bu ismi şerifin manası:


Kötülüklere, tezahüre mani olandır.


Karı – koca arasında kızgınlık olsa, uyku anında veya yatağına geldiğinde bu ismi kalbi ile zikrederse, aralarındaki kızgınlık gider.

El Muğnî Faziletleri

Muğnî المغني Bu ismi şerifin manası:


Dilediğini zengin eder.


Her kim insanlardan ümit keserse bu ismi şerifi Cuma günü on üç kere okursa, muhakkak Allah’u Teâla o’nun insanlardan ihtiyaçsız kılar.

12 Kasım 2010 Cuma

En kıymetli tesbih nedir

Sual: En kıymetli tesbih yani zikir nedir?
CEVAP
En kıymetli tesbih, namazlardan sonra çekilen Sübhanallah, Elhamdülillah ve Allahü ekber’dir.

Bu tesbihten sonra en kıymetli tesbih ve zikir La ilahe illallah demektir.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(En üstün tesbih Sübhanallahi velhamdülillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber’dir.) [Müslim]



(La ilahe illallah demek 99 belayı defeder, en

El Müheymin Faziletleri

Müheymin المهيْمن Bu ismi şerifin manası:


Her şeyi gözetip koruyan.


Her kim bu ismi şerifi gusledip sabah namazından sonra yüz kere okursa onun için batinî parlaklık, (nur) hasıl olur. Allah’u Teâla göğsünü genişlendirir, muradını kolay eder.

El Mü'min Faziletleri

Mü'min المؤمن Bu ismi şerifin manası:


Emin kılıcı kullarına imanı nasip edendir.


Her kim bu ismi şerifi oku, yazar ve beraberinde bulundurursa Allah’u Teâla onu şeytandan, sultandan ve her bir şer sahibinden emin kılar.

El Hâdî Faziletleri

Hâdî الهادي Bu ismi şerifin manası:


Hidayeti yaratan, hidayete ulaştıran.


Kim elini göğe kaldırıp bu ismi çok zikreder ve elleri ile yüzünü mesh ederse, onun için mağfiret ehlini gözetlemek hâsıl olur.

En Nâfi Faziletleri

Nâfi النافع Bu ismi şerifin manası:


Menfaat veren şeyleri yaratandır.


Kim bu ismi yolculuğunda her gün okursa düşmanlar içinde olsa da hiçbir şey ona isabet etmez; gemide yüz kere okursa Allah onu salim kılar.

Ed Dârr Faziletleri

Dâr الضار Bu ismi şerifin manası:


Zararları yaratandır.


Kim nefsini bir makamda veya kıyametinden üstün bir seviyeden üstün bir seviyede görse bu ismi Cuma gecesi yüz kere zikrederse, Allah o makamda onu sabit kılar.

11 Kasım 2010 Perşembe

El Selām Faziletleri

Selām السلام Bu ismi Şerifin manası:


Kendisi her türlü eksiklik ve noksanlıktan salim olup, kullarına kurtuluş yollarını açandır.


Her kim bu ismi şerifi yüz yirmi bir kez hastanın üzerine okursa, Allah’u Teâla ona şifa verir.

El Kuddûs Faziletleri

Kuddûs القدّوس Bu ismi şerifin manası:


Mukaddes, pak ve bütün noksanlıklardan uzak olandır.


Her kim bu ismi şerifi Cuma namazından sonra ekmek üzerine yazıp onu yerse meleklerin sıfatlarını görür.

El Melik Faziletleri

Melik الملك Bu ismi şerifin manası:


Her şeyin yegâne sahibi ve hükümdarı olandır.


Her kim bu ismi şerifi yüz yirmi bir kere okursa hiç kimseye muhtaç olmaz.

El Vâris Faziletleri

Vâris الوارث Bu ismi şerifin manası:


Her şey yok olunca sadece kendisi bâki her şeye sahip olandır.


Her kim bu ismi şerifi her gün güneş doğmadan evvel yüz kere okursa bedenine elem isabet etmez.

El Bakî Faziletleri

Bâkî الباقي Bu ismi şerifin manası:


Varlığının sonu olmayandır.


Her kim şu ismi şerifi her gece yüz defa okursa amelleri makbul olur.

El Bedî Faziletleri

Bedî البديع Bu ismi şerifin manası:


Misali olmaksızın her şeyi yaratandır.


Her kimin üzüntü ve kederi olsa “Ya Bedi’s semâvâti ve’l ard” diyerek de yedi yüz kere okursa, Allah onun üzüntü ve kederini kaldırır.

10 Kasım 2010 Çarşamba

Er Rahîm Faziletleri

Rahîm الرحيم Bu ismi şerifin manası:


Ahirette sadece müminlere acıyıp hakiki nimet (cenneti, rızasını ve cemalini) verendir.


Her kim bu ismi şerefi her gün yüz kere okursa kalbi merhametli ve şefkatli olur.

Er Rahman Faziletleri

Rahmân الرحمن Bu ismi şerifin manasi:


Bütün mahlukatına acıyıp hakiki nimet verendir.


Her kim bu ismi şerifi her namazdan sonra yüz kere okursa, Allah o kimseden gaflet, unutkanlık ve kalb kasavetini (katılığını) giderir.

Es Sabûr Faziletleri

Sabûr الصبور Bu ismi şerifin manası :


Acele etmeyendir.


Kimin bedeninde bir ağrı olsa bu ismi otuz üç kere okursa Allah onun sabır verir ve afiyette

Er Reşîd Faziletleri

Reşîd الرشيد Bu ismi şerifin manası:


Kullarını dosdoğru yola iletendir.


Kim halini tedbir etmeyi bilemezse, akşam ile yatsı arası bu ismi bin kere okursa, Allah ona işinin tedbirini ilham eder ve işlerini ıslah eder.

En Nûr Faziletleri

Nûr النور bu ismi şerifin manasi:


Nur veren; simalara ve gönüllere nur yağrandır.


Gün İçinde 256 Defa “Nûr النور” okuyanın, veraseti artar sıkıntıdan kurtulur.

7 Kasım 2010 Pazar

Fatiha- i Şerifiye’yi Okumanın Faziletleri

Hz. Ali (r.a) dan nakledilen bir Hadisi şerifte Peygamberimiz ( Sallallahu Aleyhi Ve Sellem )şöyle buyurmuştur “ Fatihatül kitap ( Kuran-ı Kerimin başı olan Fatiha Süresi ) Arşın altındaki bir hazineden indirilmiştir.”

Kim Fatihayı ihlas üzere her gün bir defa okusa dünya ve ahirete ait işlerden kolaylık elde eder. Yine hergün okuyan bütün bela ve musibetlerden korunur.

Dünya işlerinden hiç

7 Eylül 2010 Salı

Bazen Bitmek

Bazen Bitmek Bilmeyen Dertler Yağmur Olur Üstüne Yağar; Ama Rengarenk Gökkuşağı da Yağmurdan Sonra Çıkar. .
. !

6 Eylül 2010 Pazartesi

Aşkın Aldı Benden Beni

Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dün ü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni



Aşkın aşıklar oldurur
Aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin dünü gün endişem
Bana seni gerek seni

Sufilere sohbet gerek
Ahilere ahret gerek

Dini Resimler

Sıkıntı Anında Okunacak Dua

"La ilahe illallahül azimül Halim.La ilahe illallahü Rabbül arşil azim.La ilahe illallahü Rabbüs semavati ve Rabbül ardı ve Rabbül arşil kerim."

Anlamı:Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur.Ancak azim,halim olan Allah vardır.Allahtan başka ilah yoktur.Yalnız arş-ı azam sahini Allah vardır.Allah'dan başka hiçbir ibadet edilecek mabud yoktur.Ancak göklerin ve yerin sahibi,arş-ı kerimin maliki ve

Muhammed Celaleddin-i Rumi Babasının ölümünden sonraki dönem

Babasının vasiyeti, sultanın buyruğu ve Bahaeddin'in müritlerinin ısrarlı ricaları sonucu Celaleddin babasının yerine geçti. Bir yıl süreyle dersleri, vaazları ve fetvaları o verdi. Sonra, babasının öğrencilerinden Tirmizli Seyhit Burhaneddin Muhakkik ile buluştu. Tirmizli olduğu için Tirmizi diye anılan Burhaneddin, Konya'daki bu buluşmada genç Celaleddin'i o çağda geçerli olan bütün İslam

Muhammed Celaleddin-i Rumi Babasının ölümüne kadar olan dönem

Harzemşah hükümdarları Bahaeddin Veled'in halk üzerindeki etkisinden her zaman tedirgin olmuştu; çünkü o, insanlara son derece iyi davranır, ayrıca onlara her zaman anlayabilecekleri yorumlar getirir, derslerinde kesinlikle felsefe tartışmalarına girmezdi. Söylenceler, Bahaeddin Veled ile Harzemşah hükümdarı Alaeddin Muhammed Tökiş (ya da Tekiş) arasında geçen bir olaydan söz eder: Bahaeddin

Mevlana'dan Tüm İnsanlığa Nasihat

Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
İster kafir, ister mecusi,
İster puta tapan ol yine gel, ,
Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...
Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz,
Şu tertemiz tarlaya sevgiden başka bir tohum ekmeyiz biz...
Beri gel, beri ! Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?
Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik

Muhammed Celaleddin-i Rumi

(Farsça:مولانا جلال الدین محمد رومی Mevlānā Celāl-ed-Dīn Muhammed Rūmī; 30 Eylül 1207de doğmuştur. 17 Aralık 1273te ölmüştür.), İslam ve tasavvuf dünyasında tanınmış bir şair, düşünce adamı ve Mevlevi yolunun öncüsüdür. Prenses Gürcü Hatunla yakın dosttur. Hatta Mevlana portresini ve Mevlana Türbesini ilk Gürcü Hatun yaptırmıştır. Bu sayede Bilinen tek bir Mevlana portresi ve yaygınlaşan Mevlana

Teyemmüm

Kast etmek, yönelmek manasına gelen teyemmüm, şeriat dilinde su bulunmadığı veya bulunsa da kullanma gücü olmadığı zaman, temiz toprak cinsinden bir şeyle hadesi (abdest almak veya gusl gerektiren hal) gidermek amacıyla yapılan hareketleri dile getirir.
TEYEMMÜMÜ GEREKTİREN HALLER
1- Su, temizlenecek kimsenin bulunduğu yerden en az dört bin adım, yani üç kilometre uzakta bulunursa,
2- Suyun

5 Eylül 2010 Pazar

Cuma Namazı

Cuma namazı, dördü ilk sünnet, ikisi farz ve dördü de son sünnet olmak üzere on rek'attır.Cuma günleri öğle vaktinde kılınır ve o günün öğle namazının yerine geçer. Cuma namazının farzı cemaatle kılınır. Tek başına kılınmaz.

Cuma Namazı Kimlere Farzdır
Cuma namazının bir kimseye farz olması için, müslüman, akıllı ve erginlik çağına gelmiş olmaktan başka altı şartın daha bulunması gerekir.


Cuma

Namazların Cemaatle Kılınma Şekli

Namazı cemaatle kılanlar şu şekilde hareket ederler:
1) Cemaatten her biri imama uymaya niyet eder, mesela; "Niyet ettim bugünkü sabah namazının farzını edaya, uydum şu imama" diye niyette bulunur. Sonra imam ellerini kaldırır ve açıktan "Allahu ekber" diyerek namaza başlar. Cemaat de ellerini kaldırarak gizlice "Allahu ekber" deyip imam ile birlikte namaza başlarlar, imam ve cemaat "Sübhaneke...

Bayram Namazları

Müslümanların yılda iki dinî bayramı vardır:
1) Ramazan Bayramı.
2) Kurban Bayramı
Cuma namazı farz olan kimselere, bayram namazlarını kılmak vacibdir. Bayram namazı iki rek'attır. Cemaatla kılınır. Bayram namazlarında ezan okumak, ikamet getirmek yoktur. Bayram hutbesi sünnettir ve namazdan sonra okunur. Cuma hutbesi ise farzdır namazdan önce okunur.
Diğer namazlardan farklı olarak bayram

Cenaze Namazı

Cenaze namazı, vefat eden din kardeşlerimiz hakkında dua olmak üzere bir farz-ı kifayedir. Cenaze namazının kılınması için araran şartlar şunlardır:
1- Ölenin müslüman olması. Müslüman olduğu bilinmeyen, bu hususta hali gizli olan kimsenin cenaze namazı kılınmaz. Ölenin müslüman olduğuna şahid ve delil lazımdır. Bu delil de onun hayatta iken İslam'a tabi olduğu ve İslam'ın icaplarını yerine

Kumeyl Duası

Allah'ım! senin her şeyi kaplayan rahmetin hakkına; kendisiyle her şeye üstün geldiğin, karşısında her şeyin boyun eğdiği gücün hakkına; her şeye galip geldiğin ceberutun hakkına; önünde hiç bir şeyin duramadığı izzetin hakkına; her şeyi dolduran azametin hakkına; her şeye üstün gelen saltanatın hakkına; her şeyin fani olmasından sonra baki kalacak vechin hakkına; her şeyin temellerini dolduran

Abdest ve Namaz

Yüce Mevlâmız, bizleri her an sonsuz ihsânlarla rızıklandırıyor. Farkında olduğumuz ve olmadığımız binbir türlü sırla dolu olan mûcizevî hediyeler ihsân ediyor. Ve biz, âciz kulları, O'nun lutuf ve ihsânlarını, ikrâm ve in'amlarını saymaktan bile âciziz.
İşte, sizlerle paylaşmak istediğim mevzu da, Rabbimizin en büyük lutuf ve ikrâmlarından biri olan abdest, gusül ve namazdır. Yüce Rabbimiz, bu

Abdest

Abdest, belli organları usulüne uygun olarak yıkamak ve meshetmek suretiyle yapılan bir temizliktir.
Abdest her şeyden önce her türlü pislik ve kirlilikten kurtulmak, yani maddî ve manevî bütün pislik ve mikroplardan uzak kalmak için İslam'ın emrettiği önemli bir ibadettir. Mikrobun en kolay ürediği yer ağızdır. Ağızdan başlayarak el, yüz ve ayakların günde beş defa temizlenmesi İslam'ın

Namaz Nasıl Kılınır

Bilindiği gibi namazlar farz, vacib, sünnet ve müstahab kısımlarına ayrılmakta ve ikişer, üçer, dörder rekatlı bulunmaktadır. Bu namazlar daha önce yazdığımız üzere farzlarına, vaciblerine, sünnetlerine ve adabına riayet edilerek şöyle kılınır:

1) Sabah Namazı
Sabah namazının iki rekat sünnetini kılmak için: "Niyet ettim bugünkü sabah namazının sünnetini kılmaya", diye niyet edilir. Hemen eller

Gusül - Boy Abdesti


Gusül, tepeden tırnağa kadar vücudun her tarafını hiçbir yer kuru kalmayacak şekilde yıkamaktır. Erginlik çağına gelmiş her müslüman erkeğin ve kadının şu durumlarda boy abdesti alması gerekir.
1- Cünüplük; yani cinsi münasebet, ihtilam ve ne şekilde olursa olsun meninin (sperm) şehvetle vücut dışına çıkması.
2- Hayız (kadının adet görmesi) ve nifas (lohusalık) hallerinin sona ermesi.
Bu

Abdestin Fazileti

Abdest, belirli organları usulüne uygun olarak yıkamak ve meshetmek suretiyle yapılan temizliktir. Abdest almanın fazileti ve manevî faydaları hakkında sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:"Bir müslüman abdest alırken ellerini yıkayınca elleri ile yaptığı günahlan bağışlanır, yüzünü yıkayınca gözleri ile işlediği günahları, başını meshedince kulakları ile dinleyerek işlediği günahları,

Özür Sahibi Olanların Durumu

Abdesti bozan şeylerden birinin bir namaz vakti kesilmeden devam etmesine "Özür"; böyle bir durumda olan kimseye de "Özür Sahibi" denir.Bir hastalık sebebi ile burnundan kan akan veya vücudunun herhangi bir yerinden kan veya başka bir akıntı (damla damla idrar gelmesi, cerahat akması gibi) gelen kimse, namaz vakti içinde akıntı kesilince abdest alır, namazını kılar.Eğer akıntı namaz vaktinin

4 Eylül 2010 Cumartesi

Yolcu Namazı

Onbeş günden az oturmak niyetiyle, yaya veya orta yürüyüşte onsekiz saatlik (90 kilometrelik) veya daha uzak yolculuğa çıkanlar dinde "YOLCU" sayılır. 90 kilometrelik bu yolculuğu trenle, uçakla, vapurla yapanlar da yolcu sayılırlar. Dinimiz, yolcular için bazı kolaylıklar göstermiştir. Şöyle ki: a) Yolcular 4 rekatlı farz namazları iki rekat olarak kılar. b) Vakitte darlık varsa

Teravih namazı

Yalnız Ramazan'da her gün yatsı namazından sonra kılınır. Ramazan'da teravih kılmak sünnettir. Teravihten sonra vitir namazı kılınır. Teravih namazı 20 rekattir. Yalnız veya cemaatle kılınabilir. 2 rekatte bir veya 4 rekatte bir selam verilerek kılınabilir. 2 rekatte bir selam vererek kılmak daha faziletlidir. Teravih namazı 2 rekatta bir selam verilerek kılındığında aynen sabah namazının

Kaza Namazı

Bir namazı vaktinde kılmaya "Eda", vakti çıktıktan sora kılmaya da "Kaza" denir. Namazı bile bile, özürsüz olarak vaktinden sonraya bırakmak büyük günahtır. Namaz, kaza edilmekle yerine getirilmiş olur. Ancak vaktinden sonraya bırakıldığı için Cenab-ı Haktan af dilemek lâzımdır. Beş vakit namazın farzları ile vitir namazı kaza edilir, vakit çıktıktan sonra sünnetler kaza edilmez. Yalnız sabah

Sehiv Secdesi

Sehiv Secdesi Hangi Hallerde ve Ne Zaman Yapılır a) Namazda farzlardan birinin unutularak geciktirilmesi. b) Vaciblerden birinin unutularak geciktirilmesi veya unutularak yapılmaması hallerinde sehiv secdesi yapılır. Namazdaki bu eksikliği gidermek için namazın sonunda sehiv secdesi yapmak vacibtir. Farzlardan birinin unutularak veya bile bile yapılmaması hâlinde namaz bozulacağı için sehiv

3 Eylül 2010 Cuma

Unutkanlık İçin Dua

Euzu billahi mineşşeytânirracîm. BismillahirrahmanirrahimUnutkanlıktan kurtulmak ve zekanın açılması için...Unutkanlık içinHz. İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor:"Hz. Ali İbnu Ebî Tâlib (radıyallâhu anh) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelerek: "Annem ve bâbam sana kurban olsun, şu Kur'an göğsümde durmayıp gidiyor. Kendimi onu ezberleyecek güçte göremiyorum" dedi. Resûlullah (

23 Temmuz 2010 Cuma

Berat Kandili olan bu mübarek geceyi nasıl ihya edeceğiz?

1-Yatsı ve Sabah namazlarını mutlak surette cemaatle kılmalıyız ki, geceyi sabaha kadar ibadet etmiş olalım.

2- Geceyi oruçlu olarak karşılayalım ve ertesi günü de oruç tutalım.

3- Bir günlük kaza namazı kılalım
4- Berâat gecesinde 100 rek'atlı Hayır Namazı vardır ki, kılan kimse o sene ölürse, şehitlik mertebesine nâil olur.

Hayır Namazı



Niyet

"Yâ Rabbî, niyet ettim senin rızâ-i şerîfin

Berat Kandili

'Apaçık kitaba yemin olsun ki, Biz Kur'an-ı mübarek bir gecede indirdik. Biz, gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir...'(Duhan, 44/1-4)

Ayette geçen, 'mübarek gece'den maksat; Berat gecesidir. Kur'ânın bu gecede, Yedinci semadan dünya semasına indirildi. Kadir gecesinde ise ilk kez Peygamber Efendimize indirilmeye başlandı.
Bu gecenin, dört

28 Mayıs 2010 Cuma

Ebu Zerka - Kitabu't-Tevhid Dersleri

بسم الله الرحمن الرحيم

Ebu Zerka Hoca (Allah te'ala kendisini korusun ve firdevse koysun), mücahid, müceddid  imam Muhammed b. Abdilvehhab (rahmetullahi aleyh) 'in asırlardır insanların tevhid öğrenmesine vesile olan eseri "Kitabu't-Tevhid" i şerh etmeye başladı. İlk kayıtarı aşağıdaki linklerden indirebilirsiniz. Yeni kayıtlar yapıldıkça inşaAllah sitemize eklenecektir. Allah te'ala faydalı etsin.


Tüm Derslere Ulaşmak İçin Tıklayın.




4 Mayıs 2010 Salı

Televizyon

Soru: Televizyon seyretmek, İslâm'da mübah mıdır? Eğer mübah ise, bunun şartları var mıdır?
 


CEVAP:


Hamd, Allah Teâlâ'yadır.
Şüphesiz filmleri seyretmek, birçok sakıncalı durumdan uzak değildir. Bunlar, avret yerlerini açmak, müzik dinlemek, bozuk inançları yaymak ve kâfirlere benzemeye çağırmak gibi hallerde ortaya çıkmaktadır. Oysa Allah Teâlâ bizlere gözlerimizi harama bakmaktan sakınmızı emrederek şöyle buyurmuştur:
(( قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ إِنَّ اللهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ. وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ آبَائِهِنَّ أَوْ آبَاء بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَائِهِنَّ أَوْ أَبْنَاء بُعُولَتِهِنَّ أَوْ إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي أَخَوَاتِهِنَّ أَوْ نِسَائِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُنَّ أَوِ التَّابِعِينَ غَيْرِ أُوْلِي الْإِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ أَوِ الطِّفْلِ الَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلَى عَوْرَاتِ النِّسَاء وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِن زِينَتِهِنَّ وَتُوبُوا إِلَى اللهِ جَمِيعاً أَيُّهَا الْـمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ )) [ سورة النور الآيتان:30-31]
"(Ey Peygamber!) Mü'min erkeklere söyle: Gözlerini (kendilerine helal olmayan kadınlara ve avret yerlerine bakmaktan) sakınsınlar ve (zinâ, eşcinsellik ve avret yerlerini göstermek gibi Allah'ın haram kıldığı şeylerden) ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdârdır. (Ey Peygamber!) Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) esirgesinler ve ırzlarını (Allah’ın haram kıldığı şeylerden) korusunlar. Görünen kısmı müstesnâ olmak üzere, zînetlerini (yabancı erkeklere) göstermesinler.Başörtülerini, (başlarından) göğüslerinin üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları,erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi (mü’min) kadınları, ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden âilenin kadınına şehvet duymayan (başkalarının yardımına muhtaç olan saf kimseler gibi) tâbi kimseler veya henüz kadınların kadınlık hallerinin farkında olmayan (henüz şehvet duymayan) çocuklardan başkasına (gizli) zînetlerini göstermesinler. (Yolda yürürken) gizlemekte oldukları zînetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler! (Size emretmiş olduğu bu güzel sıfatlara ve övülen hasletlere) toptan Allah'a (itaat etmek sûretiyle) dönün (ve câhiliye toplumunun üzerinde bulunduğu kötü ahlâk ve sıfatları terkedin) ki (dünya ve âhirette) kurtuluşa eresiniz." (Nur Sûresi: 30-31).
Gözleri harama bakmaktan sakındırmak ferci (ırzı) korumanın esası ve temeli olunca, Allah Teâlâ ilk önce onu zikretmiştir.Nitekim Allah Teâlâ gözü, kalbin aynası olarak yaratmıştır.Kul, gözlerini harama bakmaktan sakındırdığı zaman, kalbinin de şehvet ve irâdesini sakındırmış ve ona engel olmuş olur. Gözlerine, harama bakması için izin verdiği zaman ise, kalbinin şehvetine izin vermiş ve onu serbest bırakmış olur.
"el-Fadl b. Abbas -Allah ondan ve babasından râzı olsun- (Vedâ haccında) Müzdelife'den Minâ'ya gelirken Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bindiği devesinin arkasına binmişti. Bu sırada koşarak giden bir kadın geçince el-Fadl ona, o da el-Fadl'a bakmaya başladı. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- el-Fadl'ın başını diğer tarafa çevirdi." (Müslim, hadis no: 1218)
Bu hareket, gözün harama bakmasına engel olmak ve onu fiille reddetmektir.Şayet bakmak câiz olsaydı, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buna onay verirdi.
Yine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den haber verildiğine göre o şöyle buyurmuştur:
(( إِنَّ اللهَ كَتَبَ عَلَى ابْنِ آدَمَ حَظَّهُ مِنْ الزِّنَا أَدْرَكَ ذَلِكَ لَا مَحَالَةَ، فَزِنَا الْعَيْنِ النَّظَرُ، وَزِنَا اللِّسَانِ الْـمَنْطِقُ، وَالنَّفْسُ تَـمَنَّى وَتَشْتَهِي، وَالْفَرْجُ يُصَدِّقُ ذَلِكَ أَوْ يُكَذِّبُهُ.)) [رواه البخاري]
"Şüphesiz Allah Âdem oğluna zinâdan yana nasibini (yani zinâyı temennî etmek, ona adım atmak, onun için konuşmak, yabancı kadına bakmak, ona dokunmak ve onunla başbaşa kalmak gibi zinâya aracı olan şeyleri yapacağını) ezelde takdir etmiştir. Allah'ın takdir ettiği bu şey, Âdem oğlunun başına gelecektir. Bundan kaçış yoktur (mutlaka olacaktır). Bu sebeple gözün zinâsı, bakmaktır.Dilin zinâsı, konuşmaktır. Kalp de bunu temennî eder ve buna özlem duyar. Ferc (uzuv) ise, bunu ya doğrular (tasdik eder), ya da yalanlar." (Buhârî; hadis no: 6343).
(Başka bir hadiste şöyle buyurmuştur:
(( اَلْعَيْناَنِ تَزْنِياَنِ وَزِناَهُماَ النَّظَرُ، وَالشَّفَتاَنِ تَزْنِياَنِ وَزِناَهُماَ التَّقْبِيلُ، وَالْيَداَنِ تَزْنِياَنِ وَزِناَهُماَ اللَّمْسُ، وَالرِّجْلاَنِ تَزْنِياَنِ وَزِناَهُماَ الْـمَشْيُ، وَالْفَرْجُ يُصَدِّقُ ذَلِكَ أَوْ يُكَذِّبُهُ.)) [ متفق عليه]
"Gözler zinâ eder, onların zinâsı bakmaktır. Dudaklar zinâ eder, onların zinâsı öpmektir. Eller zinâ eder, onların zinâsı dokunmaktır. Ayaklar zinâ eder, onların zinâsı (o işe) yürümektir. Ferc (uzuv) ise, bunu ya doğrular (tasdik eder), ya da yalanlar." (Buhârî; hadis no: 6612. Müslim; hadis no: 2657).
Yine başka bir hadiste şöyle buyurmuştur:
(( كُتِبَ عَلَى ابْنِ آدَمَ نَصِيبُهُ مِنْ الزِّنَا مُدْرِكٌ ذَلِكَ لَا مَحَالَةَ فَالْعَيْنَانِ زِنَاهُمَا النَّظَرُ، وَالْأُذُنَانِ زِنَاهُمَا الِاسْتِمَـاعُ، وَاللِّسَانُ زِنَاهُ الْكَلَامُ، وَالْيَدُ زِنَاهَا الْبَطْشُ، وَالرِّجْلُ زِنَاهَا الْـخُطَا، وَالْقَلْبُ يَهْوَى وَيَتَمَنَّى وَيُصَدِّقُ ذَلِكَ الْفَرْجُ وَيُكَذِّبُهُ.)) [ رواه مسلم]
"Âdem oğluna zinâdan yana nasibi yazılmıştır (takdir edilmiştir). Allah'ın takdir ettiği bu şey, Âdem oğlunun başına gelecektir. Bundan kaçış yoktur. Bu sebeple gözlerin zinâsı, (ona) bakmaktır. Kulakların zinâsı, (onu) dinlemektir.Kulağın zinâsı, (onu) konuşmaktır. Elin zinâsı, (onu) tutmaktır. Ayağın zinâsı, (ona) adım atmaktır (yürümektir).Kalp de onu sevip temennî eder ve ona özlem duyar. Ferc (uzuv) ise, bunu ya doğrular (tasdik eder) veya yalanlar." (Müslim; hadis no: 4802)."
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hadiste gözün zinâsı ile başlamıştır. Çünkü  zinânın esası ve temeli, gözdür. Sonra elin, ayağın, kalbin ve fercin zinâsını zikretmiş,   konuşmakla olan dilin zinâsına dikkat çekmiş, bunun da ağzın onu konuşmasıyla olacağını belirtmiş ve fercin (uzvun) ise, fiil (zinâ) gerçekleştiği takdirde onu doğrulayan veya gerçekleşmediği takdirde onu yalanlayan olacağını açıklamıştır.
Bu hadis, gözün bakmakla günahkâr olacağını ve bunun da gözün zinâsı olacağını gösteren en açık delillerden birisidir.
Ayrıca bu hadis, bakmayı tamamen mübah kılan kimselere de bir cevap niteliğindedir.
Yine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den sabit olduğuna göre o Ali b. Ebî Tâlib'e -Allah ondan râzı olsun- şöyle buyurmuştur:
(( يَا عَلِيُّ! لَا تُتْبِعِ النَّظْرَةَ النَّظْرَةَ؛ فَإِنَّ لَكَ الْأُولَى، وَلَيْسَتْ لَكَ الْآخِرَةُ.)) [رواه أحمد وأبو داود والترمذي والدارمي وحسنه الألباني في صحيح الجامع]
"Ey Ali! Bir bakışın peşinden tekrar bakma (birinci bakışına ikinci bakışını ekleme)! Çünkü birinci bakış, senin hakkındır (kasıtlı olmadığı için birinci bakışında sana bir şey yoktur.) İkinci bakış ise, senin hakkın değildir (kendi isteğinle olduğu için ikinci bakışında sana günah vardır.)" (Ahmed, Ebu Dâvud, Tirmizî ve Dârimî rivâyet etmişler, Elbânî de 'Sahîhu'l-Câmi'; hadis no: 7953'de hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.)
Okun atılan yerde bıraktığı tahribatı, haram bakış da kalpte bırakır. Sen onu öldürmesen bile, onu yaralamış olursun. Haram bakış, kuru otların içerisine atılan bir kıvılcım gibidir.Şayet kıvılcım, o otların hepsini yakmasa bile mutlaka bir kısmını yakacaktır.
Şu sözleri söyleyen kimse ne güzel söylemiştir:
Bütün olayların başlangıcı (sebebi, haram) bakıştandır,
Ateşin büyük çoğunluğu da küçük kıvılcımlardandır...
Sahibinin kalbini kırıp geçiren nice (haram) bakış vardır,
Kasnağı ve yayı olmayan okların delip geçmesi gibidir...
Kişi, sağa-sola çeviren bir göze sahip olduğu sürece,
Başkalarının gözünde tehlikeli bir durumdadır...
Ruhuna zarar veren ölümü kendisine mutluluk veren,
Zararla getiren sevinç ve mutluluk, hoş gelmesin...
Bunun içindir ki değerli âlim Abdulaziz b. Baz -Allah ona rahmet etsin- bu gibi şeyler konusunda şöyle demiştir:
"... Televizyon, tehlikeli ve zararları sinema gibi veya sinemadan daha büyük bir araçtır. Nitekim televizyon konusunda yazılan araştırma tezlerinden ve Arap ülkeleri ile diğer ülkelerde televizyonu tanıyan ve bilen kimselerin sözlerinden televizyonun, akide, ahlak ve toplum üzerindeki tehlikesine ve bunlara verdiği zararlara delâlet eden birçok şeyleri biliyoruz. Bunun sebebi de, televizyonda ahlaksızlığın, yoldan çıkaran kadınların, porno resimlerin, yarı çıplak kadınların, İslâm dinini yıkmayı amaçlayan konuşmaların, küfür içeren makalelerin, ahlak, giyim-kuşam, büyüklerini ve devlet başkanlarını yüceltme ve onlara tazim gösterme konusunda kâfirlere benzemeyi teşvik etmenin, müslümanın ahlakından ve giyim-kuşamından soğutmaya çalışmanın, müslüman âlimleri ve İslâm'ın önde gelen  kahramanlarını hakir görmenin, onları nefret ettirici ve hakir görücü rollerde canlandırmanın, onların yolundan yüz çevirtmenin, hile ve desise yollarını açıklamanın, yolsuzluk, gayp, soygun, hırsızlık ve insanların aleyhinde oyunlar ile düşmanlık planları çevirmenin olmasıdır." (Şeyh Bin Baz'ın Fetvâları, ; c:3, s: 227).
Hiç şüphesiz bu konumda olan ve bu zararları veren şeyin engellenmesi, ondan sakınılması ve ona giden yolun kapatılması gerekir.Gönüllü kardeşlerimiz onu red eder ve ondan sakındırırlarsa, bu hareketlerinden dolayı kınanmamalrı gerekir. Çünkü bu hareket, Allah Teâlâ ve kulları için bir nasihattır.
Her kim, televizyonun kontrol altına alınır da bu kötülüklerden emin olunur ve halkın ancak yararına olan şeyleri yayınlayacağını zannederse, büyük bir hata etmiş olur. Çünkü kontrol görevini yapan kimse, bazı şeylerden habersiz kalabilir. Günümüzde insanların pek çoğu dışarıdan gelen şeyi taklit etmek ve orada yapılan şeyleri örnek almaktadır. Ayrıca kendisine kontrol görevi verilip de bu görevi yerine getiren pek az kimse olmuştur. Özellikle de bu asırda insanların çoğu oyun-eğlence, bâtıl şeylere ve hidâyetten yüz çeviren yollara meyletmişlerdir. İçerisinde bulunduğumuz gerçek de bunu göstermektedir.
Allah Teâlâ'dan, bizleri her türlü kötülüklerden korumasını dileriz. Çünkü O, karşılıksız verendir, cömerttir.

Muhammed b. Salih el-Muneccid

18 Mart 2010 Perşembe

Ebu Zerka Üç Esas Şerhi

Ebu Zerka Hoca' nın, Şeyhul İslam Muhammed b. Abdilvehhab rahimehullahın "3 Esas" adlı eserine yapıyor olduğu şerh kayıtları yükleme işi tamamlandı. Yeni dersler yapıldıkça İnşaAllah eklemeye devam edeceğiz.

Download Sayfasına Git ( Buradaki derslerin tümü mp3 tür)


Download Sayfasına Git (Buradaki Dersler Video Formatındadır, Yeni Dersler Buruya Eklenecek İnşaAllah. Videolar Görüntüsüz Videodur. Yani Video esnasında sadece bir resim gözükmektedir.)


Tevhid’in Kısımlara Ayrılması

Soru: Tevhid ve kısımları hakkında ilimleri olan bazı kardeşlerden, Şeyhul-İslam Takiyyud-Din İbnu Teymiyye’nin -Allah ona rahmet etsin- tevhidi “Tevhidur-Rububiyye ve Tevhidul-Esma ves-Sıfat” diye ikiye ayırdığını duydum. Bu sözün doğruluğu nedir? Şeyh Muhammed ibnu İbrahim tevhidi dört kısmamı ayırıyordu? Son olarak Şeyh Sâlih el-Fevzan, tevhidi dört kısmamı ayırıyor?






Hamd, Allah’a mahsustur.

Birincisi:

Bizim mutlaka fakihler ve usülcüler katında bilinen “ıstılahta niza yoktur” kaisini bilmemiz gerekir.

İbnul-Kayyim -Allah ona rahmet etsin- şöyle dedi:

Istılahlar, ifsat içermediği müddetçe onda niza yoktur. “Medaricus-Sâlikîn” (3/306)

İkincisi:

Âlimler, şeri hükümleri kısımlara ayırmışlardır. Özellikle de vahyin başlangıcından uzaklaşıldığı, Arap dilinin bilinmesinin zayıflaştığı ve Arap dilinin Arap olmayan acemin diliyle karışması ile baraber bu kısımlara ayırma, şeri hüküm ve nasları anlamada kolaylaştırma sağlamak içindir.

Âlimler, anlayışı kolaylaştırmak için kaideler, meseleler ve kısımlara ayırmada bir niza görmemişlerdir. Bilakis bu, Müslümanların ilimden faydalanmaları için yapılmış güzel bir şeydir. İmam Şafiî -Allah ona rahmet etsin- İslam Fıkhı’nda usul ilmini koymuş, onun kısımlara ayırması güzel bir şekilde kabul görmüş, usulcüler de O’nun zikrettiklerini bazı ziyadeliklerle takip etmişlerdir. İşte bu şekilde bütün şeri ilimler kısımlara ayrılmıştır. Tıpkı tecvid ilminin, Kurân ilimlerinin ve diğerlerinin kısımlara ayrılıp tertip edilmesi gibi. Tevhid ilmi de bunlardan bir tanesidir.

Üçüncüsü:

Soruda gelen Şeyhul-İslam İbnu Teymiyye’nin Tevhid’i iki kısma ayırması, Şeyh Muhammed ibnu İbrahim’in ve Şeyh Sâlih el-Fevzan’ın dört kısma ayırmasına gelince: Bunda bir problem yoktur. Bunun açıklaması ise şöyledir:

Bazı âlimler, Tevhid’in iki kısma ayrıldığını söylemişlerdir:

Tevhidul-Ma’rife vel-İsbât: Bu, Allah’ın varlığına imanı, Rububiyyetine imanı ve İsim ve Sıfatlarında imanı içine alır.
Tevhidul-Kasdi vet-Taleb: Bu, Allah Azze ve Celle’nin Uluhiyetine imanı içine alır.

Tevhidi üç kısma ayıran kimseye gelince, o, daha önce taksim edilmiş kısımları, bilmede ve anlamada kolaylık olması için onu kısımlara ayırmış ve şöyle demiştir:

Tevhid üç kısma ayrılır:

Tevhidur-Rububiyye: Buna Allah’ın varlığına iman girmektedir.

Tevhidur-Uluhiyye veya Tevhidul-İbade -Bu ikisi aynı manaya gelir.-

Tevhidul-Esmai ves-Sifât.

Sonra bazı âlimler Tevhid’in bu kısımlarına ziyadeye gitmiş ve şöyle demişlerdir:

Tevhid, dört kısma ayrılır:

Allah’ın varlığına iman.

Allah’ın Rububiyyetine iman.

Allah’ın Ulûhiyyetine iman.

Allah’ın İsim ve Sıfatlarına iman.

Batıl bir şeye delalet etmediği müddetçe, bu kısımlara ayırmada herhangi bir problem görmemekteyiz. Istılahta münakaşa yoktur. Bu kısımlara ayırma, ancak anlayışı kolaylaştırmak içindir. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellemin zamanında uzaklaştıkça anlayış azalmış, bunun üzerine âlimler de İslami ilimlerde konuları genişleterek anlatmaya, kolaylaştırmaya ve tafsile gitmişlerdir.

Özet olarak, soru soranın zikrettiği soruda bir problem yoktur. Çünkü Tevhidi iki kısma ayıran, diğerlerinin fazlalaştırdığını bu iki kısımda bir araya getirmiştir. Tevhidi üç veya dört kısma ayıran da diğerlerinin bir bütün olarak ele aldığını ayrıntılı bir şekilde açıklamıştır.

Tevhidi bu kısımlara ayıran âlimlerin hepsi de bu anlattıklarının hepsinin de Tevhid’in kapsama alanı içine girdiğinde hem fikirdirler.

Istılâhî kısımlara ayırmak, bir bozukluğa/mefsedeye yol açmamamı şartı ile bunda bir mani yoktur. Tıpkı, Tevhid’in manalarında olan bazı şeyleri çıkarıp bazılarını girdirmek veya ondan olmayanı onun manaları içine girdirmek gibi.

Öyle bir zaman gelir ki daha çok açıklamaya ihtiyaç duyarız. Alimlerimiz de kolay anlaşılması için kısımlara ayırırlar.

Tevhid’in üç kısmının manaları ise özetle şöyledir:

Rububiyyete İman: Yaratmada, yaşatmada, öldürmede ve bunun gibi başka şeylerde Allah Azze ve Celle’yi birlemektir.

Uluhiyyete İman: Söz veya görünen veya görünmeyen fiillerde kulun Allah Azze ve Celle’yi birlemesidir. Allah Subhânehû ve Teâlâ’dan başkasına ibadet edilmez.

Allah’ın İsim ve Sıfatlarına İman: Allah Azze ve Celle’nin nefsi için ispat ettiği isim ve sıfatlarını ispat etmek, Allah Azze ve Celle’nin kendi nefsinden nefyettiklerini de ta’tilsiz (inkâr etmeksizin) ve temsilsiz (bir şeye benzetmeden) nefyetmektir.

Dördüncüsü:

Âlimlerin bu şekilde Tevhidi kısımlara ayırmaları yeni bir şey değildir. Aksine bu üçüncü ve dördüncü asırda bilinen bir şeydi. Suudi Arabistan, Büyük Âlimler Heyeti üyesi olan büyük âlim Şeyh Bekr Ebu Zeyd’in “er-Reddu alal-Muhâlif” adlı eserinde de dediği gibi. Tevhidi kısımlara ayırmayı İbnu Cerir et-Taberi ve diğer âlimlerden nakletmiştir.

Tenbih: Soru soran kimsenin, Şeyhul-İslam İbnu Teymiyye’nin -Allah ona rahmet etsin- Tevhidi: Tevhidur-Rububiyye ve Tevhidul-Ulûhiyye, şeklinde ikiye ayırdığını söylemesi doğru değildir. Bilakis O, Tevhidi: Tevhidul-Marife vel-İsbât ve Tevhidul-Kasdi vet-Taleb, şeklinde iki kısma ayırır. Birinci kısım, Tevhidur-Rububiyye vel-Esma ves-Sıfat’ı içine alır.

[Mecmû’ul-Fetâvâ: 15/164, el-Fetâvâl-Kubrâ: 5/250]

En iyisini bilen Allah’tır.   
Islam Q&A

Gözlerimi Haramdan Nasıl Koruyabilirim

GÖZLERİ HARAMA BAKMAKTAN SAKINDIRMAYA YARDIMCI OLAN YOLLAR
Soru: Benim sorum, karmaşık bir mesele ile ilgilidir. Burada Kanada'da ahlâkî yönden bir noksanlık var. İnsanların -özellikle de kadınların çoğu- bedenlerini yok denilecek kadar bir şeyle örtmektedirler.Benim problemim şudur: Bu kadınlara bakmaktan kendimi alamıyorum (geri duramıyorum). Evliliğin benim üzerime farz olduğunu ve İslâmî bir ülkeye gitmem gerektiğini de biliyorum. (Ama şimdi onu da yapamıyorum). Bu problemle mücâdele etmeme yardımcı olacak öğütler verebilir misiniz?


Cevap:
Hamd, Allah Teâlâ'yadır.

Bizler burada -sitemizde-, şer'î bir özrü olmayanın kâfirlerin ülkelerinde kalmasının helal olmadığını defalarca söyledik. Bu ülkelerde küfür, fâsıklık, isyan ve Allah Teâlâ'nın insanları yaratmış olduğu fıtrattan uzaklaşma had safhadadır. Bu ülkelerde yaygın olan fuhşiyattan birisi de açık-saçıklıktır. Öyle ki bir kadın, -soru soranın dediği gibi- üzerinde neredeyse vücudunu örtecek hiçbir şey yok sayılacak şekilde giyinmektedir.

Bu olay, haramlara ve büyük günahlara götürebilir.Bu haramlardan bazıları şunlardır:

Kadınlarla erkeklerin aynı ortamda bulunması, birbirlerine dokunmaları ve zinâ... Bütün bunların başlangıcı ise, bakıştır.

Bunun içindir ki İslâm şeriatı, zinâya götüren bütün yolları haram kılmıştır. İşte bu yollardan birisi de, yabancı bir kadına bakmaktır.

a). Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(( قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ إِنَّ اللهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ )) [ سورة النور الآية:30]
 
"(Ey Peygamber!) Mü'min erkeklere söyle: Gözlerini (kendilerine helal olmayan kadınlara ve avret yerlerine bakmaktan) sakınsınlar ve (zinâ, eşcinsellik ve avret yerlerini göstermek gibi Allah'ın haram kıldığı şeylerden) ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdârdır." (Nur Sûresi: 30).

İmam İbn-i Kesir -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:

"Bu, Allah Teâlâ'nın mü'min kullarına, bakmalarını kendilerine haram kıldığı şeylerden gözlerini sakınmaları için bir emridir. Bu sebeple onlar, Allah Teâlâ'nın kendilerine mübah kıldığı şeylerden başkasına bakmasınlar ve haram kılınan şeylere bakmaktan gözlerini kapatsınlar.Eğer gözleri, kasıtsız olarak bir harama takıldığı zaman, gözlerini hemen ondan çevirsinler." (İbn-i Kesir Tefsiri; c: 3, s: 282).

b). Yine Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
((...وَإِذَا سَأَلْتُمُوهُنَّ مَتَاعًا فَاسْأَلُوهُنَّ مِنْ وَرَاء حِجَابٍ ...)) [سورة الأحزاب من الآية: 53]

"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perdenin arkasından isteyin." (Ahzâb Sûresi: 53)

c). Cerîr b. Abdullah'tan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle demiştir:
(( سَأَلْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ نَظَرِ الْفُجَاءَةِ، فَأَمَرَنِي أَنْ أَصْرِفَ بَصَرِي.)) [ رواه مسلم ]

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, yabancı bir kadına kasıtsız olarak ani bakış hakkında sordum. Bana, bir daha bakmamamı emretti." (Tirmizî rivâyet etmiş ve : Bu, hasen sahih hadistir, demiştir. Elbânî de "Sahîhu'l-Câmi'; hadis no: 2776'da hadisin sahih olduğunu belirtmiştir. Hadis aynı zamanda Müslim'dedir.; hadis no: 2159).

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:

" نَظَرِ الْفُجَاءَةِ : Yabancı bir kadına gözün kasıtsız olarak takılmasıdır. Bu sebeple ilk bakışta kendisine herhangi bir günah yoktur.Ama gözünü hemen çevirmesi gerekir. Eğer gözünü hemen çevirirse, kendisine herhangi bir günah yoktur. Yok eğer bakışını devam ettirse (uzatırsa), -bu hadis gereği- günahkâr olur. Çünkü Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- (Cerîr b. Abdullah'a) gözünü çevirmesini emretmiştir.

Ayrıca -eğer bakışını devam ettirse-, Allah Teâlâ'nın şu emri gereği de günahkâr olur:  
(( قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ إِنَّ اللهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ )) [ سورة النور الآية:30]

"(Ey Peygamber!) Mü'min erkeklere söyle: Gözlerini (kendilerine helal olmayan kadınlara ve avret yerlerine bakmaktan) sakınsınlar ve (zinâ, eşcinsellik ve avret yerlerini göstermek gibi Allah'ın haram kıldığı şeylerden) ırzlarını korusunlar. Bu, onlar için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdârdır." (Nur Sûresi: 30).

Erkeklerin,bütün bu hallerde kadınları gördükleri zaman gözlerini onlardan derhal sakınmaları gerekir. Ancak kadının şâhitlik yapması, tedâvi olması, nişanlanması, bir şey satın alması veya alış-verişte bulunması gibi geçerli şer'î sebepler bunun dışındadır. Bütün bu hallerde de ihtiyaç kadarının dışına çıkmamak kaydıyla kadına bakmak mübahtır.
Allah Teâlâ en iyi bilendir." (Müslim Şerhi; c: 14, s: 139)

İkincisi:

Gözleri harama bakmaktan sakındırmaya yardımcı olan birtakım yollar vardır. Allah Teâlâ'dan bunları gerçekleştirmenize yardımcı olmasını dileriz:

1. Allah Teâlâ'nın sizi görüp gözetlediğini biliniz. Çünkü O, sizi görmekte ve ilmiyle sizi kuşatmaktadır. Hâin bir bakışı, yanınızda olan kimse bilmeyebilir, ama Allah Teâlâ onu bilir.

Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
 (( يَعْلَمُ خَائِنَةَ الْأَعْيُنِ وَمَا تُـخْفِي الصُّدُورُ )) [ سورة غافر الآية: 19]

"Allah, gözlerin hâin bakışlarını ve kalplerin (hayır ve şer olarak) gizlediklerini bilir." (Ğâfir/Mü'min Sûresi: 19)

2. Allah Teâlâ'dan yardım dileyiniz, O'nun huzurunda boyun eğiniz ve O'na yalvarıp-yakarınız.

Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(( وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ )) [ سورة غافر الآية:60]

"Rabbiniz şöyle buyurdu: Yalnızca bana duâ edin (ibâdeti yalnızca bana yapın) ki duânıza icâbet edeyim.Yalnızca bana ibâdet etmeyi bırakıp byüklenenler, aşağılanarak (zelîl bir halde) cehenneme gireceklerdir." (Ğâfir/Mü'min Sûresi: 60).

3. Sahip olduğunuz her nimetin, Allah Teâlâ tarafından olduğunu biliniz.Bu nimetlerin sizin tarafınızdan şükre ihtiyacı vardır. Dolayısıyla görme nimetinin şükrü, onu Allah Teâlâ'nın haram kıldığı şeylerden korumaktır. Zaten iyliğin karşılığı, iyilikten başka bir şey midir ki?

Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
((وَمَا بِكُم مِّن نِّعْمَةٍ فَمِنَ اللهِ ثُمَّ إِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فَإِلَيْهِ تَجْأَرُونَ )) [سورة النحل الآية: 53]

"(Hidâyet bulmak, bedenin sıhhatli olması, bol rızık ve evlada sahip olmak gibi)  nimet olarak size ulaşan ne varsa, yalnızca Allah'tandır (bunları size bahşeden Allah'tır). Sonra size (hastalık, belâ ve kıtlık gibi) bir zarar dokunduğu zaman da yalnızca O'na yalvarırsınız."(Nahl Sûresi: 53)

4. Nefsinizle mücâdele ediniz, gözleri harama bakmaktan sakındırmaya alıştırınız, bu uğurda sabrediniz ve ümitsizliğe kapılmaktan uzak durunuz.

Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(( وَالَّذِينَ جَاهَدُوا فِينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَا وَإِنَّ اللهَ لَمَعَ الْـمُحْسِنِينَ ))[سورة العنكبوت الآية: 69]

"Ama bizim için (Allah'ın düşmanları, nefis ve şeytanla) savaşanları (ve Allah yolunda fitne ve eziyetlere sabredenleri), mutlaka kendi yollarımıza eriştiririz (ve onları dosdoğru yolda sebât ettiririz). Hiç şüphe yok ki Allah, güzel davranışta bulunanlarla beraberdir." (Ankebut Sûresi: 69)

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de şöyle buyurmuştur:
(( مَنْ يَسْتَعْفِفْ يُعِفَّهُ اللهُ، وَمَنْ يَسْتَغْنِ يُغْنِهِ اللهُ، وَمَنْ يَتَصَبَّرْ يُصَبِّرْهُ اللهُ، وَمَا أُعْطِيَ أَحَدٌ عَطَاءً خَيْرًا وَأَوْسَعَ مِنْ الصَّبْرِ.)) [رواه البخاري]

"Kim, iffetli olmak isterse, Allah onu iffetli kılar. Kim, insanlardan istemekten (dilenmekten) vazgeçerse, Allah onu(n kalbini) zengin kılar. Kim, Allah'tan sabırda muvaffak kılmasını isterse, Allah ona sabrı kolay kılar.Hiç kimseye, sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir nimet verilmemiştir." (Buhârî; hadis no: 1469).

5. Bu konuda seçim/tercih yapmak size kalmış olmakla birlikte, insanın harama bakma fitnesinden endişe ettiği yerlerden uzak durunuz. İşte bunlardan birisi de çarşı ve  pazarlara gitmek ve yollarda oturmaktır.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( إِيَّاكُمْ وَالْـجـُلُوسَ بِالطُّرُقَاتِ، فَقَالُوا: يَا رَسُولَ اللهِ! مَا لَناَ مِنْ مَـجَالِسِنَا بُدٌّ نَتَـحَدَّثُ فِيهَا، فَقَالَ:فَإِذَا أَبَيْتُـمْ إِلَّا الْـمَجْلِسَ فَأَعْطُوا الطَّرِيقَ حَقَّهُ، قاَلُوا: وَمَا حَقُّ الطَّرِيقِ يَا رَسُولَ اللهِ؟ قَالَ: غَضُّ الْبَصَرِ، وَكَفُّ الْأَذَى، وَرَدُّ السَّلاَمِ، وَالْأَمْرُ بِالْـمَعْرُوفِ، وَالنَّهْيُ عَنِ الْـمُنْكَرِ.)) [متفق عليه]

"Yollarda oturmaktan kaçının! Bunun üzerine sahâbe:
- Biz, yollarda oturmaya mecburuz (bunu bırakamayız). Yollarda birbirimizle konuşuyoruz, dediler.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:
- Yolda oturmaktan vazgeçemeyecekseniz, hiç değilse yolun hakkını verin, buyurdu.
- Yolun hakkı nedir ey Allah'ın elçisi? diye sorduklarında, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:
- Harama bakmaktan gözü sakındırmak, yoldan gelip-geçenleri incitmemek, selâmı almak, iyiliği emredip kötülükten nehyetmektir, buyurdu." (Buhârî; hadis no: 2333. Müslim; hadis no: 2121).

6. Bilmeniz gerekir ki şartlar ve durumlar ne olursa olsun, kötülüğe çağıran kim olursa olsun, kalbinizde duygusallık ve fırtınalar ne kadar çok hareket ederse etsin, sizin bu konuda başka bir seçeneğiniz yoktur.Çünkü her yer ve zamanda, harama bakmaktan gözü sakınmak gerekir. Sizin, örneğin toplumun bozulduğunu gerekçe gösterme hakkınız yoktur ve fitneye çağıran şeylerin olması, hata etmenizi (günah işlemenizi) haklı çıkarmaz.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:  
(( وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى اللهُ وَرَسُولُهُ أَمْراً أَن يَكُونَ لَهُمُ الْـخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ وَمَن يَعْصِ اللهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالاً مُّبِيناً )) [سورة الأحزاب الآية: 36]

"Allah ve Rasûlü bir meselede hüküm verdiği zaman, hiçbir erkek ve kadın mü'minin, o konuda başka bir tercihte bulunma hakkı yoktur.Kim Allah’a ve Rasûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." (Ahzâb Sûresi: 36)

7. Nâfile ibâdetleri çokça yapınız. Çünkü farz ibâdetlere devam ederek nâfile ibâdetleri de çokça yapmak, kulun duyu organlarını korumasının bir sebebidir.

Nitekim bir kudsî hadiste şöyle buyurulmuştur:
(( إِنَّ اللهَ قَالَ: مَنْ عَادَى لِي وَلِيًّا فَقَدْ آذَنْتُهُ بِالْـحَرْبِ، وَمَا تَقَرَّبَ إِلَيَّ عَبْدِي بِشَيْءٍ أَحَبَّ إِلَيَّ مِـمَّـا افْتَرَضْتُ عَلَيْهِ، وَمَا يَزَالُ عَبْدِي يَتَقَرَّبُ إِلَيَّ بِالنَّوَافِلِ حَتَّى أُحِبَّهُ، فَإِذَا أَحْبَبْتُهُ كُنْتُ سَمْعَهُ الَّذِي يَسْمَعُ بِهِ، وَبَصَرَهُ الَّذِي يُبْصِرُ بِهِ، وَيَدَهُ الَّتِي يَبْطِشُ بِهَا، وَرِجْلَهُ الَّتِي يَمْشِي بِهَا، وَإِنْ سَأَلَنِي لَأُعْطِيَنَّهُ وَلَئِنِ اسْتَعَاذَنِي لَأُعِيذَنَّهُ، وَمَا تَرَدَّدْتُ عَنْ شَيْءٍ أَنَا فَاعِلُهُ تَرَدُّدِي عَنْ نَفْسِ الْـمُؤْمِنِ يَكْرَهُ الْـمَوْتَ وَأَنَا أَكْرَهُ مَسَاءَتَهُ.)) [رواه البخاري]

" Şüphesiz Allah şöyle buyurdu: Kim, benim (Allah'ı bilen, O'na itaate devam eden ve ibâdetinde ihlaslı olan) bir dostuma düşmanlık ederse, ona harp ilân ederim. Kulum, bana kendisine farz kılmış olduğum amellerden daha sevimli bir amelle yaklaşamaz. Kulum, nâfilelerle de bana (benim rızâma nâil olmaya) yaklaşmaya devam ederse, onu severim.Onu sevdiğim zaman da işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Benden bir şey istediği zaman istediğini mutlaka ona veririm, bana sığındığı zaman, mutlaka onu korurum.Mü'min bir kulumun canını almakta tereddüt ettiğim kadar hiçbir şeyde tereddüt etmiş değilim. O ölümü istemezken, ben de fazla yaşlanarak kötü duruma düşmesini arzu etmem. " (Buhârî; hadis no: 6137)

8. Üzerinde günah işlediğiniz toprağın (kıyâmet günü) sizin aleyhinize şâhitlik edeceğini hatırlayınız.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَا )) [ سورة الزلزلة الآية: 4]

"İşte o gün (kıyâmet günü) yer, üstünde olup biten (hayır ve şer, işlenen) her şeyi anlatır/haber verir." (Zelzele Sûresi: 4)

9. İşlediğiniz amellerinizi yazıp kaydeden "Hafaza Melekleri" olduklarını hatırlayınız.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( وَإِنَّ عَلَيْكُمْ لَـحَافِظِينَ. كِرَاماً كَاتِبِينَ. يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ )) [سورة الانفطار الآيات: 10-12]

"Şüphesiz ki sizin üzerinizde (bütün) yaptıklarınızı bilen şerefli kâtipler, hafaza melekleri vardır."(İnfitâr Sûresi: 10-12)

10. Gözleri harama bakmaktan yasaklayan bazı naslar (âyet ve hadisler) olduğunu hatırlayınız.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ إِنَّ اللهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ )) [ سورة النور الآية:30]

"(Ey Peygamber!) Mü'min erkeklere söyle: Gözlerini (kendilerine helal olmayan kadınlara ve avret yerlerine bakmaktan) sakınsınlar ve (zinâ, eşcinsellik ve avret yerlerini göstermek gibi Allah'ın haram kıldığı şeylerden) ırzlarını korusunlar. Bu, onlar için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdârdır." (Nur Sûresi: 30).

11. Boş şeylere bakmaktan uzak durunuz.Dolayısıyla gerek duyduğunuz şeylerden başkasına bakmayınız.Gözlerinizi serbest bırakarak sağa-sola çevirmeyiniz. Fitne içeren şeye bakmanın etkisiyle gözlerinizi ondan kurtarmaya gücünüz yetmeyebilir.

12. Evleniniz. Evlilik, (bu meselede) en faydalı çözümdür.

Nitekim Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
    (( يَا مَعْشَرَ الشَّبَابِ! مَنِ اسْتَطَاعَ الْبَاءَةَ فَلْيَتَزَوَّجْ؛ فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ، وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ، وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَعَلَيْهِ بِالصَّوْمِ؛ فَإِنَّهُ لَهُ وِجَاءٌ.)) [رواه البخاري]

"Ey gençler topluluğu! Evlenme imkânına sahip olan ve buna gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik, (harama bakmaktan) gözü sakındırır ve (harama düşmekten) iffeti korur. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun.Çünkü oruç,(harama düşmekten) bir himâyedir." (Buhârî; hadis no: 5065. Müslim; hadis no: 1400).

13. Oruç tutunuz. Nitekim yukarıda geçen hadiste Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- böyle emretmiştir.

14. Emrolunduğunuz şeyleri, Allah Teâlâ'nın emrettiği şekilde yerine getiriniz. Emrolunduğunuz şeylerden birisi de namazdır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( ... إِنَّ الصَّلاةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْـمـُنْكَرِ...)) [ سورة العنكبوت من الآية: 45]

"Şüphesiz ki namaz(a devam etmek, sahibini) hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar." (Ankebût Sûresi: 45)

15.Hurilere kavuşabilmek için Allah Teâlâ'nın size haram kıldığı şeylere sabretmenize öncülük etmesi ve yol göstermesi için hurileri hatırlayınız.

Nitekim Allah Teâlâ huriler hakkında şöyle buyurmuştur:
(( وَكَوَاعِبَ أَتْرَاباً )) [ سورة النبأ الآية: 33 ]

"(Takvâ sahiplerine eşler olarak) iri göğüslü yaşıt kızlar vardır." (Nebe Sûresi: 33)

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( لَرَوْحَةٌ فِي سَبِيلِ اللهِ أَوْ غَدْوَةٌ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا، وَلَقَابُ قَوْسِ أَحَدِكُمْ مِنَ الْـجَنَّةِ أَوْ مَوْضِعُ قِيْـدٍ -يَـعْنِي سَوْطَهُ- خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا، وَلَوْ أَنَّ امْرَأةً مِنْ أَهْلِ الْـجَنَّةِ اطَّلَعَتْ إلَى أَهْلِ الْأَرْضِ لَأَضَاءَتْ مَا بَيْنَـهُـمَـا، وَلَـمَلأَتْـهُ رِيـحاً، وَلَنَصِيفُهَا عَلَى رَأْسِهَا خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا.)) [متفق عليه]

"Allah yolunda akşam veya sabah cihâd için yola çıkmak, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır. Sizden birinizin yayı veya kamçısı kadar cennetteki bir yer, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır. Şayet  cennet ehlinden bir kadın, yeryüzü ehline görünecek olsaydı, yerle gök arasını aydınlatır ve onu güzel koku ile doldururdu. Cennet ehlinden bir kadının başındaki örtüsü, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır." (Buhârî; hadis no: 2643)

16. (Hurilere göre) kendisine bakılan kadının noksanlığını ve içerisinde taşıdığı -dışkı ve idrar gibi- pislikleri hatırlayınız.

17. Yüce gâyeler ve yüksek idealler taşıyınız.

18. Arasıra nefis muhasebesi yapınız ve nefsiniz harama bakmaktan sakındırmak için mücâdele veriniz. Biliniz ki her atın, bir tökezlemesi vardır.

19. Harama bakmanın ardından gelecek elem ve pişmanlığı hatırlayınız.Gözleri haram olan şeylere bakmaktan yasaklamamak ve onları alabildiğince serbest bırakmanın sonuçlarını daha önce zikretmiştik.

20. Gözleri harama bakmaktan sakındırmanın faydalarını biliniz. Bu faydaları daha önce zikretmiştik.

21. Bu konuyu oturumlarda ve toplanılan yerlerde ortaya atmalı ve tehlikesini açıklayınız.

22. Kadınlardan yakın akrabaları hallerini düzeltmeye çalışınız, bakışları cezbeden ve vücudun güzelliklerini ortaya çıkaran elbiseler giymemeleri konusunda onlara nasihat ediniz. Örneğin; elbise giyme şekli, elbisenin çekici renkleri, yürüyüş şekli ve cilveli konuşmak, bunlardandır.

23. O işe azmetme durumuna gelmeden, sonra da yapma durumuna geçmeden önce akla gelen şeyleri ve vesveseleri başınızdan savınız (defediniz). Bu sebeple kim ilk bakışta gözlerini haramdan sakındırırsa, sayılamayacak kadar olan âfetlerden kurtulur. Yok eğer tekrar tekrar bakarsa, kalbine yerleşen ve söküp çıkarılması zorlaşan şeylerden kurtulamaz.

24. Kötü âkibetten ve ölürken üzüntü ve keder içerisinde ölmekten korkunuz.

25. İyi arkadaşlar seçiniz. Çünkü insan tabiatı, arkadaşlık yaptığı kimselerin ahlak ve hasletlerinden çalar. Kişi, dostluk kurduğu arkadaşının dîni üzerinedir. Arkadaş, insanı istediği tarafa çeker götürür.

26. Gözün zinâsının bakmak olduğunu biliniz. Bu da çirkinlik olarak yeterlidir.

"Gözleri Harama Bakmaktan Sakındırmak" adlı kitapçıktan alınmıştır.

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Islam Q&A